Tüketici kredi faizleri daha da yükselecek

Piyasa, Merkez Bankası'nın eylem planına yönelik ne gibi yorumlarda bulunuyor?

27 Ekim 2011
Merkez Bankası, Türk lirasını değerini önemli ölçüde güçlendirecek eylem planı çerçevesinde fiyat istikrarı, faiz politikası, döviz rezerv politikası, zorunlu karşılık politikası ve finansal istikrardan oluşan beş maddelik eylem planı piyasada ne gibi tepkiler uyandırdı?

Merkez'in 5 maddelik eylem planına ilişkin yorumlar...

ING Bank Başekonomisti Sengül Dağdeviren, Merkez Bankası'nın açıkladığı Eylem Planı ile hem enflasyon beklentilerini kontrol altında tutmak istediğini, hem de TL'ye istikrar kazandırmak istediğini, munzamlarla ilgili esneklikle de bankaları bu anlamda rahatlatmak için yer açtığını bildirdi.

GECELİK FAİZ AKTİF BİR POLİTİKA ARACI
Dağdeviren, Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı'nın açıkladığı Eylem Planı'na ilişkin yaptığı değerlendirmede, Merkez Bankası'nın yılın kalan döneminde kısa vadeli gecelik faizi aktif olarak politika faizine benzer bir şekilde kullanacak olmasını en önemli unsur olarak gördüğünü söyledi.

Merkez Bankası'nın likidite yönetimini tamamen kendi kontrolü altına aldığını ifade eden Dağdeviren, Merkez Bankası'nın bugün haftalık repo ihalesine çıkmadığını, dolayısıyla bankaların gecelik fonlama maliyetinin artık önümüzdeki dönemde aktif bir politika aracı olarak kullanılacağını kaydetti.

"ÇOK BİLİNMEYENLİ BİR DENKLEM GİBİ VE ESNEK BİR YAPI"
Bir sıkılaştırma öngörüldüğüne dikkati çeken Dağdeviren, ''Merkez Bankası, hem enflasyon beklentilerini kontrol altında tutmak istiyor, hem de TL'ye istikrar kazandırmak istiyor. Munzamlarla ilgili esneklikle de bankaları bu anlamda rahatlatmak için yer açıyor. Döviz cinsinden tutma, altın cinsinden tutma konusunda... Munzamda fiili iniş ise bir miktar dış gelişmelere bağlanmış durumda. Bunu da gelişmelere göre göreceğiz'' şeklinde konuştu.

Bankaların fonlama ihtiyaçlarına yönelik kararların etkisinin zaman içinde görülebileceğini belirten Dağdeviren, ''Kısa vadede bankaları zorlayıcı kararlar, bir yandan bankalara maliyet getiren ve yönetilmesi gereken kararlar... Zaman içinde etkisinin ne olacağını şu anda kestirmek zor. Çok kısa vadede bankaların maliyetlerini artıracak bir uygulama gibi görünüyor. Tanınan esneklikler kullanılabilirse, döviz likiditesi varsa bunlar önemli. Bir miktar gelişmeleri görmek lazım. Çok bilinmeyenli bir denklem gibi ve esnek bir yapı...'' değerlendirmesini yaptı.

PROAKTİFLİKTE EN YÜKSEK NOKTA!
Global Menkul Değerler Strateji Müdürü Gökhan Uskuay, Merkez Bankası'nın açıkladığı eylem planına ilişkin, ''Yeni eylem planı, proaktifliğin en yüksek noktasını oluşturuyor'' dedi.

Uskuay, Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı'nın açıklamalarına ilişkin değerlendirmesinde, Merkez Bankası'nın eskiden aylık Para Politikası Kurulu (PPK) toplantıları ile politika faizi belirlediğini anımsatarak, şunları kaydetti:

''Artık bunun önemi kayboluyor. Merkez Bankası artık günlük olarak piyasaya verdiği likidite ile faiz oranlarını daha aktif bir şekilde belirleyecek. Yani her gün bir PPK toplantısı olacakmış gibi düşünülebilir. Faiz oranlarında Merkez Bankası oldukça etkili olacak. Örnek vermek gerekirse; bugün TCMB repo ihalesi açmadı, tahvil faizleri yüzde 10'nu aştı ve dolar 1,76'nın altına geriledi.

TCMB şimdi Türk Lirası likiditesi ile gecelik faiz oranlarını etkin kullanacak. Dövizdeki volatilite azalacak ama faiz üzerindeki volatilite artacak. Yeni eylem planı, proaktifliğin en yüksek noktasını oluşturuyor.''

BANKALARARASI PİYASALARDA FAİZLER YÜKSEĞE!
Finansbank Başekonomisti İnan Demir, Merkez Bankası'nın eylem planına ilişkin, ''Şu an için öyle anlaşılıyor ki; Merkez Bankası'nın fiyat istikrarı önceliği, bir süre daha bankalar arası piyasada faizlerin yüksek seviyelerde oluşmasına neden olacak'' değerlendirmesinde bulundu.

Demir, konuya ilişkin açıklamasında, Merkez Bankası'nın politika esnekliğini daha belirgin bir şekilde muhafaza ettiğini, hatta o anlamdaki esnekliğini daha da güçlendirdiğini söyledi.

Piyasadaki faizlerin oluşacağı seviyeleri icabında günlük olarak değiştirmenin alışıldık para politikası çerçevesinden biraz daha uzaklaşmak anlamına geldiğini dile getiren Demir, şöyle devam etti:

''Şu an için öyle anlaşılıyor ki; Merkez Bankası'nın fiyat istikrarı önceliği, bir süre daha bankalar arası piyasada faizlerin yüksek seviyelerde oluşmasına neden olacak. Bu tabii bono piyasası için olumsuz, Türk Lirası için olumlu bir haber. Ama Merkez Bankası, özellikle Avrupa'daki gelişmelere karşı hızla politika duruşunu değiştirecek esnekliğe de sahip. Bu esnekliği kullanacağından da şüphem yok.''

KREDİ FAİZLERİNİ YÜKSELT MESAJI
EFG İstanbul Menkul Değerler Başekonomisti Haluk Bürümcekçi, Merkez Bankası Eylem Planı'nda yer alanların kısa vadede bankacılık sektörü üzerinden reel ekonomiye yansıyacağını ifade ederek, ''Bankalar buradan kısa vadede 'kredi faizlerini yükselt' mesajı alıyor. Bu, tüketici kredilerine yansıyacak. Bu maliyet artışları ekonomik aktiviteyi yavaşlatacak'' dedi.

Haluk Bürümcekçi, Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı'nın açıkladığı Eylem Planı'na ilişkin yaptığı değerlendirmede, eylem planında daha çok enflasyonun görünümü ile ilgili alınan tedbirlerin bir paket halinde sunulmasını beklediğini, yapılan açıklamanın da bunun böyle olduğunu gösterdiğini söyledi.

Merkez Bankası'nın, geçen hafta yapılan toplantıda daha sıkı parasal duruşa ihtiyaç olduğunu ortaya koyduğunu hatırlatan Bürümcekçi, şu görüşleri dile getirdi:

''Merkez Bankası artık bunu resmileştirdi. Banka, 'enflasyonu yıl sonunda yüksek beklediğinden bununla ilgili biraz parasal sıkılaşmaya gitmemiz gerektiğini' belirtti. Bu doğrultuda bir süredir gecelik faiz oranlarının politika faiz oranının 5,75'in üzerinde seyretmesine izin veriliyor, gecelik faiz 10 civarında seyrediyor, en fazla çıkabileceği nokta da 12,5... Merkez Bankası 'bir süre daha bunu gerekli görürsek izin veririz' dedi. Gerekli görme, TL'nin değeri ve enflasyonun görünümüyle ilişkili olacak. Bu kararlar önümüzdeki dönemde ona göre alınacak. Herhalde bir süre daha böyle devam edecek.

Aldığı bu kararlar kısa vadeli bankacılık üzerinden reel ekonomiye yansıyor. Bankalar buradan kısa vadede 'kredi faizlerini yükselt' mesajı alıyor. Bu, tüketici kredilerine yansıyacak. Bu maliyet artışları ekonomik aktiviteyi yavaşlatacağından, enflasyon beklentilerinin bozulup fiyatlara yansımasını engelleme şansı var. Bunu göreceğiz. Bu kararlar ekonomik aktiviteyi yavaşlatacak.''

NİHAİ HESAPLARA OLUMLU ETKİ
Denizbank Genel Müdürü Hakan Ateş, bankaların zorunlu karşılığı döviz olarak tutmasının da maliyeti bulunduğunu, ancak bunun TL'ye göre düşük olduğunu belirterek, aradaki farkın bankaların nihai hesaplarına olumlu olarak, kar şeklinde yansıyacağını bildirdi.

Ateş, Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı'nın açıkladığı Eylem Planı'na ilişkin yaptığı açıklamada, munzam karşılıklarla ilgili yaklaşımla bir rahatlamanın söz konusu olduğunu, bankaların şu ana kadar aracılık maliyetlerinin, çok yükseltilen maliyetlerinin biraz daha ucuzlatıldığını söyledi.

Bankaların TL zorunlu karşılıklarını Merkez Bankası'nda sıfır faizle tuttuğunu hatırlatan Ateş, ''Döviz olarak tutmanın da maliyeti var, ama TL'ye göre düşük. Aradaki fark, bankaların nihai hesaplarına olumlu olarak, kar olarak yansır'' dedi.

Avrupa'daki durumun da beklendiğinin altını çizen Ateş, şöyle devam etti:

''Şu anda oldukça sıkı para politikası, bana göre daha önce konvansiyonel olmayan munzam karşılık vesaire tedbirlerle yapılıyordu. BDDK da buna katıldı. Sonra çeşitli maliye politikalarında da birtakım vergi artışları oldu. Fakat orada tam anlamıyla fren tutmayınca, bu tarafta efektif borç verme faizini fiilen 12'ye çıkararak ve orada bir süre daha tutabileceği izlenimi yaratarak, zaten TL'nin değersizlenmesi sürecini durdurmuş ve tersine değerlenme sürecini başlatmış oldu.

AVRUPA'DAN İYİ HABERLER BEKLENTİSİ
Bu kadar uzun süre 12'lerde kalacağı düşüncesinde değilim. Bunun daha makul seviyelere düşeceğine inanıyorum. Enflasyon seviyesini göz önüne aldığımızda bu kadar reel faiz biraz yüksek oluyor. Onun için bunun Avrupa'da gelecek iyi haberler çerçevesinde yumuşayacağını, biraz daha gevşeyeceği düşüncesindeyim. Yine de eskisi kadar faiz anlamında bir 5,75'den söz edemiyorum. Avrupa'da varılacak anlaşmanın Türkiye'ye olan etkileri göz önünde bulundurularak faiz politikası belirlenecektir.''

"KONTROL MERKEZ BANKASI'NDA"
Merkez Bankası'nın ''kontrolün kendisinde olduğu'' yönündeki mesajına ilişkin de Ateş, ''Kuşkusuz onlarda... Munzam karşılığı artırdığı zaman daha fazla para topluyor, ona da faiz vermiyor. Piyasaya da geri verirken faiz oranını kendi tespit ediyor. Eskiden öyleydi, şimdi de öyle. Kontrol Merkez Bankası'nda...'' dedi.

MERKEZ'DEN PROAKTİF ÖNLEM
Osmanlı Portföy Genel Müdürü Murat Salar, Merkez Bankası'nın bugün açıkladığı eylem planı ile daha çok dışarıdan gelebilecek olumsuz senaryoya karşı proaktif bir biçimde önlem aldığını bildirdi.

Salar yaptığı değerlendirmede, Merkez Bankası'nın bugünkü kararlarıyla dövizin geldiği seviyeye karşılık önemli bir duruş değişikliğini artık resmi olarak ortaya koyduğunu söyledi.

Kararların ardından döviz sepetinde ciddi bir gerileme yaşandığına değinen Salar, sepet kurun 2,20'lerden 2,10'lara gerilediğini anımsattı.

Kurun yükselişinin hem finansal istikrarı, hem de fiyat istikrarını tehdit eder boyuta geldiğini belirten Salar, şunları kaydetti:

''Bunun için Merkez Bankası aksiyon aldı. Türk lirası'na ulaşmayı daha zor hale getiriyor. Yani Türk Lirası'nı daha değerli hale getirmek üzere bir dizi önlem aldı. Kısa vadeli yansımaları döviz sepetinin gerilemesi, Türk Lirası faiz oranlarının ise yükselmesi olarak görüldü. Orta ve uzun vadedeki etkilerini görmek açısından ise zamana ihtiyacımız var. Dışarının da bu süreci desteklemesi gerekiyor. Merkez Bankası'nın daha çok dışarıdan gelebilecek olumsuz senaryoya karşı proaktif bir biçimde önlem aldığını görüyoruz.''

FAİZ KONUSUNDA DURUŞU SERT!
İş Yatırım Menkul Değerler Kıdemli Ekonomisti Burcu Ünüvar, Merkez Bankası'nın faiz konusundaki duruşunun oldukça sert olduğunu bildirdi.

Ünüvar, Merkez Bankası'nın açıkladığı enflasyon raporu ve Eylem Planı'na ilişkin yaptığı değerlendirmede, atılabilecek adımlar konusunda büyük bir yeniliğinin söz konusu olmadığını, ancak Merkez Bankası'nın faiz konusundaki duruşunun oldukça sert olduğunu kaydetti.

Son Para Politikası Kurulu'nda (PPK) borç verme faizini yüzde 12-12,5 bandına yükselten Merkez Bankası'nın TL'nin maliyetini şimdilik yukarıda tutmaya kararlı göründüğünün altını çizen Ünüvar, repo kanalını sıkıştırarak TL için fiili maliyetin bir haftalık repo faizi ve aynı zamanda politika faizi olan yüzde 5,75 seviyesinin oldukça üzerine çıkmasını sağlayan Merkez Bankası'nın, ciddi bir sıkılaştırma gerçekleştirdiğini ifade etti.

Maliyetteki bu yükselişin TL'nin değerini desteklediğinin görüldüğüne işaret eden Ünüvar, ayrıca kredi piyasasında da maliyetlerin hızla yukarı geldiğini, tüketici kredilerindeki büyüme hızının aşağı gelmesini isteyen Merkez Bankası'nın bu isteğinin gerçekleştiğinin çok kısa zamanda görüleceğini belirtti.

Önümüzdeki dönemde Merkez Bankası'nın likidite yönetimini yakından takip etmekte fayda bulunduğuna dikkati çeken Ünüvar, kısa vadede Merkez Bankası'nın TL maliyetlerin yukarıda gerçekleşmesine izin verecek gibi göründüğünü, ama ilerleyen dönemde maliyetin para politikası oranı olan bir haftalık repo faizi seviyesine yaklaştığının görülebileceğini kaydetti.

Faizlerin çok uzun süre bu seviyede kalmasının, büyüme cephesi açısından getirdiği aşağı yönlü riskler düşünüldüğünde sürdürülebilir gözükmediğinin altını çizen Ünüvar, şu değerlendirmeyi yaptı:

''Merkez Bankası'nın sıkılaştırma kararının arkasındaki temel endişenin enflasyonist riskler olduğu görülüyor. Hem zayıflayan TL, hem de son dönemde arttırılan ÖTV oranları sene sonu enflasyonunu yukarı çekerken, orta vadeli fiyat dinamiklerini de tehdit ediyor. Bu noktada Merkez Bankası, fiyat istikrarına bağlılığını kuvvetli bir parasal sıkılaştırma ile gösteriyor. Atılan bu sert adımın işe yarayacağı düşünülüyor olsa gerek ki, enflasyon tahmini sadece 2011 için yükseltiliyor. Buna karşın 2012 tahmini sabit tutuluyor. 2012 enflasyon beklentisi iyimser.''

''MUNZAM KARŞILIKLARDA İNDİRİM BİR MİKTAR LİKİDİTE SAĞLAYACAK"
Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı'nın gerçekleştirdiği sunumda, alınabilecek ek önlemleri de sıraladığını hatırlatan Ünüvar, TL yükümlülükler için munzam karşılıkların indirilmesinin de ek önlemler arasında yer aldığını, ancak kararın bugün sona erecek olan AB Liderler Zirvesi'ndeki gelişmeler takip edildikten sonra açıklanacağının görüldüğünü belirtti.

Bu olası indirimin, bankacılık sektörüne bir miktar likidite desteği sağlayacağının, bankaların TL munzam karşılıkların yüzde 20'sini döviz cinsinden tutabilmelerini sağlayan olanağın yüzde 40 olarak değiştirilebileceğinin altını çizen Ünüvar, şunları kaydetti:

''TL'yi savunmak konusunda kararlı olan Merkez Bankası, eldeki rezervin zor günler için biriktirildiğini söylerken, bu rezervi kullanmaktan çekinmeyeceklerinin sinyalini de verdi. İhaleler ve hatta doğrudan müdahaleler devam edebileceği gibi, Merkez Bankası'nın döviz depo piyasasında aracılık rolünü yeniden üstlendiğini de görebiliriz. Şimdi ne olacak? Önümüzdeki dönemde Merkez Bankası, TL maliyetleri bir yukarıda tutmaya devam edecek gibi görünüyor. Bu noktada, öncelikli kriter fiyat dinamikleri olacak. Bu kapsamda, kredi büyümesi ve TL'nin seviyesini de yakından izlemekte fayda var. Enflasyon konusunda Merkez Bankası'na göre daha endişeli olmaya devam ediyoruz.''

En Uygun Krediyi Hesapla, Karşılaştır ve Başvur

TL
ay
Kredi hesaplama