Kredi tedbirleri amacına ulaştı

Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı, kredi büyümesine karşı alınan önlemlerin amacına ulaştığını, 10 günlük ortalamalara bakıldığında, yüzde 10'luk seyrin bile altına düşüldüğünü söyledi. Başcı, bir haftalık repo ihalesinde fonlamanın 20 milyar TL'nin altına düşmeyeceğini de söyledi.

25 Kasım 2011

Başçı, kredi büyümesinde son 10 günlük ortalamalara bakıldığında yüzde 10'luk bile seyrin altına düştüğünün görüldüğüne dikkati çekerek, “Bizim arzu ettiğimiz gibi kredilerdeki yavaşlama 10 civarında dalgalanmaya devam ederse, hem yıl sonu hedeflerine çok rahat ulaşacağız, hem de bundan sonraki 2012 yılıyla ilgili riskler açısından çok rahat olacağız” dedi. 

Başçı, “Finansal İstikrarın, Enflasyon Hedeflemesine Dahil Edilmesi” konulu konferans sırasında, gazetecilerin Merkez Bankası'nın “bankaların likidite yönetimlerini kolaylaştırmak ve toplam fonlama maliyetlerini öngörebilmelerine yardımcı olmak amacıyla bir hafta vadeli repo ihalesi ile sağlamayı planladığı fonlama miktarı hakkında kamuoyunu düzenli olarak bilgilendirmesi”ni içeren duyuruyla ilgili sorularını yanıtladı.

Kredi büyümesinde son 10 günlük ortalamalara bakıldığında, yüzde 10'luk bile seyrin altına düştüğünün görüldüğünü ifade eden Başçı, şöyle konuştu:

“Ama son 20 günlük ortalamalarda henüz değil. Bizim arzu ettiğimiz gibi kredilerdeki yavaşlama 10 civarında dalgalanmaya devam ederse, hem yıl sonu hedeflerine çok rahat ulaşacağız, hem de bundan sonraki 2012 yılıyla ilgili riskler açısından çok rahat olacağız. Çünkü eğer yüzde 10'luk seviyede giderse, cari açıktaki kapanma bizim öngörümüzden bile daha hızlı olabilir. Bundan dolayı ağırlıklı ortalama fonlama maliyetini belirlerken, kredi büyümesine dikkat ediyoruz. Kurul kararında da dikkat ederseniz kredilere atıf daha fazla. Krediler, yurt içi talep, enflasyon beklentileri... Oralarda hızlanma anlamında kötüleşme görürsek, o zaman bir miktar daha sıkı politika izleyebiliriz. Oralarda bilakis tam tersine ciddi bir şekilde eksiye gidiş görürsek, o zaman da tam tersine ağırlıklı ortalama fonlama maliyetini aşağıya çekebiliriz.”


“Sinyal vermek istersek artırabiliriz de çekebiliriz de”


Başçı, kredi büyümesinin çok hızlı şekilde aşağı gelmesi halinde ne şekilde politika izleyecekleri yönündeki soru üzerine, “Eğer sinyal vermek istersek fonlama maliyetini fiilen de artırabiliriz, alt sınırı da yukarı çekebiliriz” dedi.

Kredilerdeki büyümenin yüzde 10'larda devam etmesinin cari açığa etkisine ilişkin soruya Başçı, “Cari açıkta ocak, şubat aylarında çok daha hızlı bir kapanma görebiliriz. Zaten mevduat artış hızı 10'lar seviyesinde olduğu için, o, bankaların en azından ekstra ilave dış finansmana ihtiyaç duymayacaklarını kabaca gösteriyor. Çekirdek dışı yükümlülükler dediğiniz taraf, kendisini ayarlamış oluyor” yanıtını verdi.

Fonlama 20 milyar doların altına düşmeyecek

Başçı, 25 Kasım-8 Aralık 2011 zorunlu karşılık tesis dönemindeki herhangi bir günde sağlanacak haftalık vadeli fonlama miktarına ilişkin, “Sistem, 35 milyar liranın üzerinde talep ediyor. En az 20 milyar lirasını yüzde 5,75'ten bir hafta vadeli fonlayacağız. Geri kalanını gecelik bizden borçlanacaklar. Verdiğimiz mesaj da, 20 milyar liranın altına düşmeyecek. Burada belirsizliği azaltıyoruz” dedi.

Başçı,  gazetecilerin Merkez Bankası'nın, “bankaların likidite yönetimlerini kolaylaştırmak ve toplam fonlama maliyetlerini öngörebilmelerine yardımcı olmak amacıyla bir hafta vadeli repo ihalesi ile sağlamayı planladığı fonlama miktarı hakkında kamuoyunu düzenli olarak bilgilendirmesi”ne ilişkin duyurusuyla ilgili sorularını da yanıtladı.

Belirsizlik azalacak

Bu kapsamda, bugünden itibaren önümüzdeki 14 günlük zorunlu karşılık dönemi boyunca 28 milyar lira olan rakamın 20 milyar liranın altına düşmeyeceğini ifade eden Başçı, “Bu ne demek? '8 puanlık bir sıkılaştırma gelebilir' demek. 'Ama daha fazla sıkılaştırma da gelmeyecek' demek” şeklinde konuştu.

“Şu kadar fonlama ihalesi açıyoruz” denildiğinde bir sıkılaştırma söz konusuysa 28 milyar lira olan rakamın aşağı ineceğini, ortalama faizin düşmesine izin verildiği takdirde ise 28 milyar liranın üzerine çıkılacağını belirten Başçı, şöyle devam etti:

“Sistem, 35 milyar liranın üzerinde talep ediyor. En az 20 milyar lirasını yüzde 5,75'ten bir hafta vadeli fonlayacağız. Geri kalanını gecelik bizden borçlanacaklar. Verdiğimiz mesaj da, 20 milyar liranın altına düşmeyecek. Burada belirsizliği azaltıyoruz. 20 milyar liranın altına inilmemesini iki hafta boyunca söylüyoruz. Sonrasında bir sonraki cuma, oradaki 20 milyar lirayı aşağı da yukarı da ayarlayabiliriz.”


“Kendilerini kademeli şekilde normalleştirecekler”


Erdem Başçı, kredi büyümesine odaklanmak gerektiğine dikkati çekerek, bunun aşağı yukarı önemli riskleri sınırlayacağını düşündüklerini ifade etti.

Repo ihalelerinde 5,75'den alınanın daha sonra bankalararası piyasada 10-11'e satıldığı yönündeki değerlendirme üzerine Başçı, mevcut sistemin likiditenin dağılımını da düzeltecek yönde çalıştığını, Merkez Bankası'ndan aşırı borçlanmış bankalara ya da ikincil piyasaya, bankalararası piyasalara aşırı bağlı bankalara da kendilerini zaman içinde ayarlaması için teşvik sağladığını söyledi.

Sistemin likidite dağılımını daha dengeli hale getirmek yönünde teşvik verdiğini kaydeden Başçı, ikincil piyasaya biraz daha fazla bağlı kalmış bankaların kendilerini kademeli şekilde normalleştireceklerini belirtti.


“Stres olsa bunun faizlerine yansır”


Piyasada yeterince dolar likiditesi olmadığı konusunda eleştiriler bulunduğunun hatırlatılması üzerine Başçı, şunları kaydetti:

“Pazartesi sabahleyin Finansal İstikrar Raporu yayınlayacağız. Orada biraz ona da değinme olacak. Bankalar, şu anda dolar konusunda çok sıkıntılı değiller. Çünkü bize TL zorunlu karşılığı dolar yatırıyorlar. Orada yüzde 40'lık opsiyonun 33 kadarını zaten bankalar kullanmış. Demek ki onu rahatlıkla yapıyorlar. Maliyet avantajından yararlanmak için yapıyorlar. Eğer dövizleri olmasa, onu zaten yapamazlar. Dolayısıyla bizim orada sağladığımız imkan aslında swap'a bir alternatif olmuş oluyor. Banka, eğer isterse dövizini bize getirir, TL likiditesi serbest kalır, oradan swap ihtiyacını karşılayabilir. Bu, tamamen bankaların inisiyatifinde olduğu için sisteme büyük bir esneklik veriyor. Biz orada bir sıkıntı vermiyoruz, repo piyasasına baktığımızda orada da sıkıntı vermiyoruz. Repo piyasasında da bankalar birbirlerine son derece düşük faizlerden şu anda borç alıp veriyorlar. Zannedersem en son rakam 2,25'ti... Orada bir stres olsa bunun faizlerine yansır ve bize yatırdıkları döviz miktarlarında biz onu görürüz. O zaman ilave tedbir almak gerekir mi diye düşünürüz.”


“Odak krediler...”


Bir gazetecinin “bankacılık sisteminde döviz likiditesi problemi yok diyebilir miyiz” şeklindeki sorusuna da Başçı, “Şu an itibariyle bizde yok” karşılığını verdi.

Bugün dövizle ilgili olarak mesaj vermediğini ve vermeyeceğinin altını çizen Başçı, “Kredilerle ilgili mesaj, dolaylı yoldan öbür tarafı da etkiliyor.

TL'nin nispi performansı, diğer ülkelere göre nispi performansı daha güçlü kalıyor. Çünkü kredilerle ilgili attığımız adımlar, cari açıkla ilgili kaygıları ortadan kaldırıyor. Odak krediler...” şeklinde konuştu.

Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu'nun (BDDK) bazı Türk bankalarının Avrupalı bankalarla olan alışverişinde dolar alacaklı kalmamaları yönündeki uyarısına ilişkin soru üzerine, “BDDK her zaman üzerine düşeni yapıyor” dedi.

En Uygun Krediyi Hesapla, Karşılaştır ve Başvur

TL
ay
Kredi hesaplama