CHP İş Bankası'nı bırakmalı. Çünkü...

Ne ANAP ne DSP ne Adalet Partisi ne de adını bile unuttuğumuz yüzlerce partinin bankası vardı. Hiçbir parti bir banka yönetim kurulunda yer almadı. CHP, siyasi ve ekonomik ahlakla bağdaşmayan bu durumu düzeltmeli. Sanıyorum, CHP nedeniyle yorulan bankanın Yönetim Kurulu Başkanı Ersin Özince de bu fikre destek verecektir

29 Kasım 2011

Oysa çok da heyecan verici bir çıkış yapmıştı Sayın Kemal Kılıçdaroğlu... Başbakan'ın 1930'ların Türkiyesi'nde tek parti iktidarından zulüm gören Dersimli Kürt Alevisi kökenli vatandaşlarımızdan devlet adına özrünün ardından... O da "Tazminat ödensin" konusunu gündeme getirdi. Biz de büyük bir heyecan ve safdillikle kendisine destek verdik. Üstüne üşenmeyip, düşünüp bir de öneri getirdik: "Ülkemiz içinde 70 yıldır kırgınlığa neden olan Dersim olayının çözümü için, Sayın Kılıçdaroğlu'nun dediği gibi, mağdur olup sürülen vatandaşlarımızın hakları teslim edilsin. Bunun için gerekli para da CHP'de var. İş Bankası'ndaki 4.5 milyarlık hissesini satıp ödeyebilir. Bu İş Bankası için de Türk mali sistemi için de iyi olur. Bankanın üzerinde duran ve değerini düşüren siyaset gölgesi de ortadan kalkar" dedik. Yazı linkte var. (http://www.sabah.com.tr/Ekonomi/ 2011/11/26/chp-dersimicin- is-bankasini-satmali) Herkes için kazandıran bir formül.


Tazminat karmaşası
Ama... Sayın Kılıçdaroğlu, hafta sonunda iki farklı açıklamayla konuyu çıkmaza soktu. Birinde, "Konu Ermeni iddiaları gibi tarihçilere bırakılmalı" dedi. Diğerinde ise "Başbakan yetmez Cumhurbaşkanı Gül de özür dilesin." Şunu çok iyi tecrübe ettim ki, siyaseti referans alarak bir ekonomi yazısı yazabilmek çok zor. Çünkü ikisi de taban tabana zıt açıklamalar. -Bir böyle diyor: Dersim olayını Ermeni diyasporasının 'soykırım' iddialarında olduğu gibi tarihçilere bırakalım demek, işi çıkmaza sokmak. Ermeni iddialarına karşı Türkiye'nin tutumu ortada. Türkiye devleti bugüne kadar Ermeni iddiaları karşısında herhangi bir tazminat da ödemedi. Sanırım, Sayın Kılıçdaroğlu da bu saatten sonra Ermeni diyasporasının o iddialarına karşı tutum değiştirmez. Öte yandan Dersim olayını Ermeni iddilarıyla aynı safta değerlendirmek, Kemal Kılıçdaroğlu'nu hemşerilerinin gözünden düşürebilir. Çünkü Dersim kökenli vatandaşlarımız 70 yıldır kendilerine yapılan zulme büyük bir inançla sahip çıkıyor. Kemal Bey'in konuşmaları, hemşerilerinin söylediklerini de riske atıyor. -Kemal Bey bir de şöyle diyor: "Cumhurbaşkanı da özür dilesin." Oysa bu sözler bir önceki açıklamasıyla taban tabana ters. Çünkü Cumhurbaşkanı özür dilerse, Türk devletine resmi olarak mağdur olan vatandaşlarımızın tazminatını ödemek düşüyor. CHP, özür dileyip olayın mali yükünü paylaşma fikrini ise hiç gündeme getirmiyor.

En Uygun Krediyi Hesapla, Karşılaştır ve Başvur

TL
ay
Kredi hesaplama