Merkez iyi gidiyor

Merkez'in bazı çevrelerce eleştirilen para politikası tuttu. Tüketici kredileri yavaşladı, hanehalkı borçluluğundaki artış hız keserken, cari açıkta iyileşme oldu. Banka ve reel sektör kârları ise geriledi

30 Kasım 2011

Merkez Bankası'nın uyguladığı ve finans kesiminin bir bölümünde itirazlara neden olan para politikasının ekonomi üzerindeki etkileri net olarak hissedilmeye başlandı. Merkez Bankası'nın dün açıkladığı Finansal İstikrar Raporu'na göre özellikle temmuz başından itibaren tüketici kredileri, hanehalkı borçluluğu, dış ticaret ve cari açıkta önemli iyileşme belirtileri ortaya çıktı. Buna karşın piyasalarda yaşanan dalgalanmanın da etkisiyle bankacılık sektörü ve reel sektörün kârları gerilemeye başladı.

538 MİLYARLIK TASARRUF
Özel şirketler ve kamunun döviz borcunda kur farkı nedeniyle zararlar ortaya çıktı. Ancak bankaların halen aktif ve özkaynak kârlılığında dünyanın en iyileri arasında yer alması, reel sektör özkaynak kârlılığının yüzde 10'a yakın gerçekleşmesi ve özel sektörün dış borcunun büyük bölümünün zaten kendi patronuna ait olması nedeniyle para politikasının yan etkileri sınırlı kaldı. Buna göre, bankanın Kasım 2010'dan itibaren uygulamaya geçirdiği yeni para politikası ilk bakışta şu sonuçlara yol açtı:
 Ekonomideki genel büyüme performansı istenildiği gibi yavaşladı. Ancak bu yavaşlamada ana pay yurtiçi tüketim ve net ithalattaki küçülmenin olurken, net ihracat artışı devam etti. Bu durum önümüzdeki aylarda cari açığa olumlu olarak yansımaya devam edecek.
 Alınan önlemler genel ekonomide büyümeyi düşürse de istihdamda tam tersi bir etki yarattı. İhracattaki artışın da etkisiyle üretim yükselince, Türkiye küresel çapta istihdam şampiyonu oldu. Son bir yılda 1.7 milyon düzeyinde iş yaratıldı.
 Hanehalkı tasarruflarındaki artış geçen yılki yüzde 14.5'lik seviyeye göre yavaşladı ve ilk 9 ayda 537.7 milyar lira oldu.

FAİZ YÜKÜMÜZ DÜŞTÜ
 Geçtiğimiz dönemde büyük tartışmalara yol açan hanehalkı borçluluğundaki hızlı artış yavaşladı. Yılın ilk 9 ayı itibarıyla hanehalkı geliri 66.3 milyar artarak 529.7 milyara çıktı. Buna karşın hanehalkı borcu 45.5 milyar artışla 236.6 milyar lira oldu. Hanehalkı faiz ödemelerinin toplam harcanabilir gelire oranı 9 ayda yüzde 4.4'ten yüzde 4.2'ye indi. Söz konusu oran 2009 sonunda yüzde 5.2'ydi. Tüketicilerin artan borcuna rağmen Türkiye AB sıralaması içinde en düşük hane halkı borcu/milli gelir oranına sahip olmaya devam etti.
 Konut kredileri düşerken ihtiyaç kredileri hızla arttı. Ancak ihtiyaç kredilerindeki artışa karşın kredi borçlarındaki düşüş, tüketicilerin borç yapılandırmasına gittiği sinyali verdi.

En Uygun Krediyi Hesapla, Karşılaştır ve Başvur

TL
ay
Kredi hesaplama