Aşırı borçlanmayıp vadeyi uzatın, TL’yi tercih edin

Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı iş dünyasına seslenerek, “Yurtdışındaki risklerin son derece ciddi olduğunu bilelim, hiçbir zaman için özellikle borçlanmada aşırıya gitmeyelim. Borçlanmalarda uzun vadeyi ve TL’yi tercih etmeye çalışalım” dedi.

01 Aralık 2011

MERKEZ Bankası Başkanı Erdem Başçı, Ankara Sanayi Odası’nın (ASO) aylık meclis toplantısında yaptığı konuşmada işadamlarına borçlanmaya dönük tavsiyelerde bulundu. Her işletmenin, her hane halkının kaldırabileceği bir borç yükünün bulunduğunu vurgulayan Başçı, “Bunun ötesine geçilmesi durumunda risk alınmış olur. Krizlerden genellikle sermaye yapısı kuvvetli firmalar sağlıklı çıkar. Yurt dışındaki risklerin son derece ciddi olduğunu bilelim, hiçbir zaman için özellikle borçlanmada aşırı gitmeyelim. Borçlanmalarda uzun vadeyi ve TL’yi tercih etmeye çalışalım” dedi.
Kredi yüzde 20’nin altında
Kredilerdeki artış hızının da makul seviyelere geldiğini belirten Başkan Başçı şunları söyledi: “Kredilerdeki artış hızının mevcut şekilde devam etmesi halinde 2012 yılında ciddi bir problem görmüyoruz. Geçen yıl toplam kredilerin artışı yüzde 50’nin üzerinde, hatta yüzde 80’lere kadar yükselmişti. Bu eğilim yakın zamanda toplam kredilerde yüzde 20’lerin altında görünüyor. Tüketici kredilerinde de, yüzde 10’un altında görünüyor. Kredi büyümesi aşırı eksiye düşerse de bu defa destekleyici politika uygulayacağız.”
Daha fazla TL verilecek
Başçı, sözlerini şöyle sürdürdü: “Kredi büyümesini Türk lirası likiditesi kanalından destekleyeceğiz. TL likiditesini sektöre daha bol vereceğiz. Bunu da Merkez Bankası’nın bir dengeleyici politika taahhüdü olarak kayda geçirebilirsiniz. Bunun tam tersine kredi artışı hızlı şekilde artarsa bunun, bu ortamda doğru olmadığını düşünüyoruz ve sıkılaştırıcı para politikası uygulayacağız. Nasıl? TL likiditesini bir miktar sıkarak. Onunla ilgili biliyorsunuz yüzde 20’lik bir alt sınırımız var. O alt sınırı da 14 günde bir tekrar belirliyoruz. Baktık ki o alt sınırı da aşağı çekmemiz gerekiyor, onu da aşağı çekebiliriz. Böyle bir imkanımız var, günlük likidite politikası uygulayabiliyoruz. Bir kaç gün içerisinde faizlerin hepsi birden 5.75 civarına gelebilir, bir kaç gün içerisinde de hepsi 12’ye çıkabilir. Şu anda böyle bir yeteneğimiz var.”
Türkiye’nin nispi durumu iyi     
Başçı, Türkiye’nin ekonomik performansına dönük de “Türkiye’de 2008 küresel kriz sonrasında başlayan güçlü ekonomik büyüme devam ediyor. Şu an itibariyle işler iyi, iç talep oldukça canlı. Yurt dışı ile ilgili risklere rağmen ihracat hiç fena gitmiyor. Türkiye’nin nispi durumu oldukça iyi. Kısa vadede enflasyonda geçici yükseliş gözlenecek. Buna karşı uygulanmakta olan telafi edici parasal sıkılaştırma tedbirlerinin sonucunda, enflasyon 2012 başından itibaren, tekrar düşmeye başlayarak yılın sonunda yüzde 5’lik hedefe ulaşacak” dedi.  Türkiye’deki kredi artışının da iyi gibi göründüğünü, ancak hız olarak diğer ülkelere göre aşırı olduğunu kaydeden Başçı “Tasarruf oranları bununla ters orantılı. Türkiye’de tasarruf oranlarının düşük olmasının temel nedenini tüketici kredilerindeki artış oluşturuyor” dedi.

Cari açıkta finansman kalitesi yükseliyor

CARİ açık sorununa da dağinen Erdem Başçı şöyle konuştu: “Yılın son aylarında cari açıkta iyileşme daha belirgin görülmeye başlandı. Cari açığın finansman kalitesinde iyileşme de devam ediyor. Uzun vadeli ve doğrudan yabancı yatırımların payı yavaş da olsa artıyor. Ülkemizdeki tasarruf oranlarını artırıcı ve enerjide dışa bağımlılığı azaltıcı yapısal reformların OVP’de özetlendiği şekilde hayata geçirilmesi cari açığa kalıcı bir çözüm sağlayacak. Bu reformlar yapılana kadar Türkiye cari açık vermeye devam edecek. Önemli olan finansman kalitesinin iyileşmesi.”

Faiz dışı fazla artıda

ORTA Vadeli Program’da (OVP) Türkiye’nin faiz dışı dengesinin biraz daha sıkılaşmasının öngörüldüğünü hatırlatan Erdem Başçı, 2011 yılında faiz dışı fazlanın 1’in biraz üzerinde, hatta 2’ye de yaklaşabileceğini tahmin ettiğini söyledi. Başçı, “Faiz dışı denge pek çok ülkede eksi. İtalya’da hafif eksi, sıfıra yakın. Bu yıl artı bekleniyor. Buna rağmen problem var. Neden çünkü İtalya’nın kamu borcu gelirine göre çok yüksek. Yüzde 120’lerde” dedi.

Krizde gelişmekte olan ülkeler daha başarılı

KÜRESEL ekonomik krize gelişmiş ülkelerin ve gelişmekte olan ülkelerin farklı tepkiler verdiklerini ve gelişmekte olan ülkelerin krizden daha başarıyla çıktıklarını belirten Erdem Başçı “Gelişmiş ülkelerde bir numaralı araç ve kolay araç parasal genişleme ve mali disiplinden uzaklaşma oldu. Gelişmekte olan ülkelerde ise tam tersi parasal disiplin ve mali disiplinin güçlendirilmesini seçti” dedi. Gelişmekte olan ülkelerin para birimleri değer kazandığı sırada Türk lirasının değer kaybettiğini de söyleyen Başçı, şöyle devam etti: “TL’nin performansı diğer gelişmekte olan ülkelerin para birimine göre daha iyi. TL ile Brezilya Reali’nin dolar karşısındaki değerlerine baktığımızda, Avrupa borç krizinin gerçekleştiği ağustos ayına kadar TL Brezilya Reali’ne karşı yüzde 30 değer kaybetti. Avrupa borç krizinden sonra ise TL Brezilya Reali karşısında yüzde 10 değer kazandı. Neden bu önemli? Çünkü Brezilya cari açık vermiyor. Verse bile açık yok. Türkiye’de ise yüzde 9’un üzerinde cari açık. Buna rağmen TL’nin değer kazanmış olması tedbirlerin işe yaradığını gösteriyor.”

En Uygun Krediyi Hesapla, Karşılaştır ve Başvur

TL
ay
Kredi hesaplama