Bankalar 8 milyarlık yükü anlattı, Babacan‘ak akçe’ yanıtı verdi

Türkiye Bankalar Birliği (TBB) bankalara yönelik düzenlemelerin 2011’de sektöre 8 milyar lira yük bindirdiğini bildirdi. İstanbul’da TBB yönetimi ile bir araya gelen Ali Babacan ise ‘yük’ ifadesine, “Biz bunu yük olarak değerlendirmiyoruz. İşlerin iyi gittiği dönemde zor günler için yapılmış hazırlık görüyoruz. Bunlar bir yedek akçedir” yanıtını verdi.

24 Aralık 2011

TÜRKİYE Bankaları Birliği (TBB), ekonomiyi soğutma çabaları kapsamında hükümetin bankacılık sektörüne yönelik getirdiği düzenlemelerin 2011 yılında bankalara maliyetinin 8 milyar 68 milyon lira olduğunu açıkladı. TBB’nin Başbakan Yardımcısı Ali Babacan ile biraraya geldiği toplantıda yaptığı, “Ekonomide ve bankacılık sektöründe gelişmeler ve öneriler” başlıklı sunumda, ek düzenlemelerin bankalara maliyetini ‘yük’ olarak nitelemesi dikkat çekti. Babacan ise, ek düzenlemeler ve zorunlu karşılıkların bankalara maliyeti konusunda, “Biz bunu doğrusu bir yük olarak değerlendirmiyoruz. Tam tersine işlerin iyi gittiği dönemde olası zor dönemler için yapılmış bir hazırlık olarak görüyoruz. Bunlar bir yedek akçedir” dedi.
İleride yükümüzü hafifletecek
Babacan, zorunlu karşılıklara faiz verilmemesi dahil bankacılık sektörüne yönelik düzenlemelerle ilgili şunları söyledi: “Zorunlu karşılıkların bir yere gittiği yok. Merkez Bankamızda gayet emniyetli bir şekilde duruyor. Zaten şartlar gerektiği zaman Merkez Bankamız zorunlu karşılık oranlarını düşürerek, BDDK (Bankacılık Düzenleme Denetleme Kurumu) genel karşılık oranını düşürerek bankalarımıza her türlü desteği verecektir. Şu anda böyle bir gereklilik yok. Şartlar onu gerektirirse bu da yapılabilir. Bunlar Türkiye’nin değerleridir. Hep söylüyoruz; ak akçe kara gün içindir. Buna böyle bakmak lazım. Zorunlu karşılıklar gibi, kısa vadeli maliyet gibi görünen önlemler, uzun vadede Türkiye’nin topyekün  kazancı. Şu anda yük gibi görünenler ileride Türkiye’nin yükünü hafifletecek tedbirler aslında.”
2012’de kriz senaryosu yok
Toplantıya Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) Başkanı Tevfik Bilgin, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) Başkanı Şakir Ercan Gül ile Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) Başkanı Vedat Akgiray’ın da katıldığını anımsatan Babacan, böylelikle hem hükümet olarak, hem de bağımsız kuruluşlar olarak bankacılık sektörü konularını genel olarak değerlendirdiklerini ifade etti. Babacan, şöyle konuştu: “Krizin yeni bir safhasına girdik. ABD’de ve Avrupa Birliği’nde (AB) durum geçen yıla göre daha kötü. Türkiye’nin 2012 için herhangi bir kriz senaryosu yok. Ancak, Avrupa’daki kötü şartları da göz önüne alarak, Türkiye’nin bankacılık sistemini koruması için neler yapabileceğimizi konuştuk.”
Büyüme beklentisinde revizyon
2012’de Türkiye için pozitif bir büyüme beklentisi olduğunu kaydeden Babacan, şunları dile getirdi: “Avrupa’nın resesyona girmekte olduğu bir gerçek. Avrupa’da ve dünyada olup bitenin farkında olarak, ‘biz neler  yapmalıyız, biz nasıl makul büyüme oranlarını Türkiye’de sürdürebiliriz? Bu önemli. Türkiye’de orta vadeli programdaki yüzde 4’lük büyüme rakamı, Avrupa’da işlerin orta halli gittiği bir senaryoya göre hazırlandı. Bu beklentiyi işlerin iyi gitmesi  durumunda yukarı yönlü, kötü gitmesi durumunda aşağı yönlü revize edilebiliriz. Her halükarda Türkiye’nin AB’nin en hızlı büyüyen  ekonomilerinden olacağı kesin.”

En Uygun Krediyi Hesapla, Karşılaştır ve Başvur

TL
ay
Kredi hesaplama