Türkiye Finans: Faizsiz bono yıl sonunda geliyor

Bankaların yeni dönemde bono ihracı ile alternatif kaynak arayışlarını hızlandırdığını belirten Türkiye Finans Genel Müdürü Derya Gürerk, faizsiz bono ihracı gerçekleştireceklerini söyledi. Gürerk, planlarını yılsonuna kadar hayata gerçireceklerini vurguladı

25 Ocak 2012

AB borç krizi nedeniyle kaynak arayışına giren bankaların 2012'de bono ihracı ile alternatif kaynak arayışlarını hızlandırdığını belirten Türkiye Finans Genel Müdürü Derya Gürerk, kendilerinin de faize duyarlı kesim için yeni bir ürün üzerinde çalıştıklarını söyledi. Gürerk, "Biz de Türkiye Finans olarak faizsiz bono ihracı ile büyümemize temel teşkil edecek uzun vadeli fonların temini için gerekli hazırlıklara başladık. 2012 sonu itibarıyla faizsiz bono ihracını gerçekleştirmeyi hedefliyoruz" dedi.
MURABAHA SENDİKASYONUNA YÖNELECEK

Küresel kriz etkilerinin özellikle Avrupa üzerinde 2012 yılında daha da belirginleşeceğini belirten Derya Gürerk, bilançoda pasif tarafının çeşitlendirilmesi ve özellikle Körfez Bölgesi'nden ülkemizdeki yatırımcılara kaynak sağlanması amacıyla ayrıca murabaha sendikasyonları ve tek taraflı borçlanma çalışmalarının da 2012 yılı için yoğunlaşacakları diğer alanlardan biri olduğunu belirtti.

KREDİLER OLUMSUZ ETKİLENECEK

2012'nin bankacılık sektörü için aktif kalitesi ve sermaye ihtiyaçlarının öne çıkacağı bir yıl olacağını belirten Gürerk, bankaların, yurtdışından sağladıkları orta ve uzun vadeli fonlarda sıkıntı yaşayabileceklerini söyledi. Bunun ve kredi büyümesini olumsuz etkileyebileceğini vurgulayan Gürerk, "Ekonomik görünümdeki bozulma ve TCMB'nin son faiz artırım kararı dolayısıyla kaynak maliyetinde görülen artış sebebiyle, kredi portföyündeki büyümesinin 2012'de belirgin bir şekilde yavaşlamasını bekliyoruz. Tüketici kredileri bu yavaşlamadan özellikle etkilenecektir" diye konuştu.


Kriz dalgasından 2008'e göre daha az etkileneceğiz

2012 yılında Türkiye ekonomisi açısından en büyük riskin Avrupa'daki borç krizinin derinleşmesi olacağını dile getiren Gürerk, "Lehman Brothers'ın batışından üç yıl sonra küresel ekonomi yeniden ciddi bir durgunluk sürecine girmiş durumda. Türkiye önceki krizlerde edindiği tecrübe, esnek para politikası, iç dinamikleri ve güçlü malî yapısı sayesinde krizin ikinci dalgasından da göreceli olarak daha az etkilenecektir" dedi.


Her yıl yüzde 33 büyüyoruz

Faiz hassasiyeti nedeniyle piyasaya sürülmeyen "yastık altı" tasarrufları ekonomiye kazandırmak için kurulan Özel Finans Kurumları'nın geride bırakılan 25 yılı aşkın sürede ciddi mesafeler kat ettiklerini söyleyen Gürerk, "2006 yılında yüzde 2,7'lik toplam pazar payı 2011 Eylül'de yüzde 4,4 seviyesine ulaştı. Bu dönemde Katılım Bankaları yıllık ortalama yüzde 33 büyüdü" dedi.


Körfez'deki paralar 'katılım'ı bekliyor

Son dönemlerde artan enerji fiyatları ile körfez bölgelerinde önemli oranda sermaye biriktiğini belirten Gürerk, bölgede biriken sermayenin ülkemize yönlendirilmesi hususunda Katılım Bankacılığının öneminin daha da arttığını söyledi. Gelinen noktada katılım bankalarının pazar payının aslında henüz yeterli seviyede olmadığını vurgulayan Gürerk, ancak bankacılık için kısa sayılabilecek bir sürede şube, çalışan sayısı ve aktif büyüklükte önemli büyümeler sergileyen katılım bankacılığı sektörünün önünün açık olduğunu belirtti.


Yıldızımız daha da parlayacak

Gürerk, her krizin içinde önemli fırsatlar da sunduğuna dikkat çekerek şöyle devam etti: "Türkiye için hem bu dönemde hem de krizin etkilerinin yavaşlayacağı önümüzdeki dönemde Türkiye için önemli fırsatlar olacağını düşünüyoruz. Türkiye'nin dünya ekonomileri arasında yıldızının parladığı bir süreç yaşıyoruz. Türkiye güçlü ekonomisi ve dinamik yapısı sayesinde önümüzdeki dönem bu yıldızını daha da parlatacaktır. Doğru stratejilerle ve aksiyonlarla yaşanan krizin Türkiye için fırsata dönme ihtimalini oldukça yüksek buluyoruz."


Faizsiz ürün çeşitleri 300'ü geçti

Faizsiz bankacılık ürünlerinin 75 ülkede 300'e yakın bankada sunulur hale geldiği bilgisini veren Gürerk, başka coğrafyalarda kullanılmakta olan birçok ürünün halen ülkemizde bilinmediğine dikkat çekti. Önümüzdeki yıllarda bu eksikliklerin giderilmesinde öncü rol üstleneceklerini belirten Gürerk, "2012 yılı sonu itibarıyla 200'den fazla şubeye ulaşmış olacağız. Personel sayımız şubeleşme faaliyetimize paralel bir artış içinde olacaktır. 2012 yılı sonu itibarıyla çalışan sayımızın yaklaşık 3 bin 800 olmasını planlıyoruz" şeklinde konuştu. Türkiye dış ticaretin yarısının yapıldığı Avrupa'daki alım gücünün kriz nedeniyle düştüğünü de belirten Derya Gürerk, "Avrupa'yla azalan dış ticaret hacminin yerini başka pazarlarla doldurmamız gerekiyor" şeklinde konuştu

En Uygun Krediyi Hesapla, Karşılaştır ve Başvur

TL
ay
Kredi hesaplama