KREDİ KARTI ÖDEMESİNDE DÜNYADAN DAHA İYİYİZ

Visa Europe Bölge Genel Müdürü Berna Ülman, kredi kartı ödemelerinde Türkiye’nin dünya ve Avrupa ortalamalarından daha iyi durumda olduğunu söyledi. Ülman, 2009’da yüzde 12 olan gecikmiş kredi kartı alacaklarının şimdi yüzde 6’ya düştüğünü söyledi

26 Ocak 2012

Visa Europe Bölge Genel Müdürü Berna Ülman, Türkiye’de banka kartı ve kredi kartlarının dengeli bir büyüme gösterdiğini belirterek, gecikmiş kredi kartı tutarlarının ise dünya ve Avrupa ortalamalarının altında olduğunu söyledi.
“Kredi kartı geri ödemelerine baktığımız zaman Türkiye her zaman dünya ve Avrupa ortamalarının hep altında kalmıştır” diyen Ülman şöyle konuştu:
“Gecikmiş alacaklarda dünya ortalamalarının altındayız. 2001 yılında bir dönem dünya ortamalarının üstüne çıkmıştık. 2001 yılındaki krizde öyle olmuştu. Ama bu kriz dönemi dışında kredi kartı gecikmiş alacaklarında her zaman dünya ortalamalarının altında kaldık. Şu anda hem dünya ortalamalarının altındayız hem de düşüş trendindeyiz. Bu seyre ve son üç yıla baktığımızda da gerçekten daha da düştüğünü görüyoruz. 2009 gecikmiş alacaklara baktığımızda yüzde 12’lerdeyken bunun 2011’de yüzde 6’lara düştüğünü görüyoruz. Burada çok ciddi bir düşüş var.”

‘Tasarruflar düştü’
Visa Europe Bölge Genel Müdürü Berna Ülman, Visa’nın Türkiye’de finansal bilinç olması için 7 milyon euro harcadığını da söyledi. Türkiye’nin milli gelire olan tasarruf oranının tarihinin en düşük rakamı olan yüzde 12’ye düştüğüne dikkat çeken Ülman, Visa Türkiye olarak tasarruf bilincinin gelişmesi için finansal bilinç projelerini sosyal sorumluluk projeleri kapsamında uyguladıklarını kaydetti.
Dört yıl önce Türkiye’de başlatılan Paramı Yönetebiliyorum Projesi’nin Visa Türkiye ekibi tarafından Romanya’da da hayata geçirildiğini belirten Ülman, “Türkiye olarak finansal alanda teknoloji ihraç ediyorduk. Ancak şimdi Birleşmiş Milletler ile birlikte sosyal sorumluluk projesi de ihraç etmeye başladık” dedi.

10 bin genç eğitildi
Ülman, şöyle devam etti: “Visa olarak finansal bilinçlenme konusunda dünya çapında çok yaygın, önemli çalışmalarımız var. Ancak, gençlere yönelik olarak finansal bilinç eğitim çalışmamız Türkiye’de başladı. Avrupa içindeki ilk örnek Türkiye.
Hatta şu anda çok gurur ile söylüyorum ki biz bunu şimdi Romanya’ya da ihraç ettik. 2009’da Türkiye’de başlattığımız bu çalışmayı şimdi Romanya’da başlatıyoruz. Romanya’da bankalarla anlaştık. Fonu ayrıldı. Proje koordinatörü atandı. Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı ekibi ile çalıştık. Uygulaması yıl ortasında başlayacak. Romanya’da finansal bilinçme konusunda bir ihtiyaç var. Türkiye’de oluşturduğumuz know how’u orada kullanacağız.”
VİSA Türkiye’de 48 ilde gerçekleştirdiği Paramı Yönetebiliyorum Projesi ile 10 bin gence faiz nedir, nasıl hesaplanır, bütçe nasıl yapılır, bireylerin bankalara karşı hakları nedir?, zorunlu olan - olmayan harcamalar gibi konularda ders verdi.
Berna Ülman, diğer sorularımıza şu yanıtları verdi:
-  Eğitim verdiğiniz gençlerin yaşları nedir?
15 - 30 arasındalar. Genelde üniversite öğrencileri. İlk eğitimi gençlere Doç. Dr. Ahmet Buldan kendisi bizzat veriyor ve bu eğitim üç gün sürüyor. Eğitimi alan gençler kendi illerine dönüp, diğer gençlere bu eğitimi veriyorlar. İki günlük bir eğitim. Gençler bu alanda çok pırıl pırıllar. Gençlerden biri aldığı eğitimi İngilizceye çevirmiş ve daha sonra da Polonya’da vermiş, bir diğeri de Braille alfabesine çevirmiş. Bütçe yapmayı bilmeyen, düşünmeyen gençlerin bütçe yapmaya başladığını gördük. Hefimiz bu projeyi kamu politikasına dönüştürmek. Bir noktada bu öğrendiklerimizi devretmek ve bunu Milli Eğitim müfredatına dahil edilmesini istiyoruz.

‘KARTLA YAPILAN HARCAMALAR ARTIYOR’
-  Kartlı harcamada artış var mı?
Kasım sonu itibarıyla bakıldığında Türkiye’de 131 milyon kart var. 51 milyon kredi kartı, 80 milyon banka kartı. Kartlı harcamaların tüketimden aldığı paya baktığımızda yüzde 31’deyiz. Bugün Türkiye’deki harcamaların her 100 lirasının 31 lirası kartlarla gerçekleşiyor. Yani yüzde 69’u nakit ile yapılıyor. Bu gidecek çok yolumuz olduğunu gösteriyor. Ancak bir yandan da geriye dönüp baktığımızda 2008 sonunda bu oran yüzde 74’tü. Aslında biz naktin payını üç yıl içinde 74’ten 69’a indirdik.
Naktin payının düşmesi bir ekonomi için çok önemli. Nakit kayıtdışına daha elverişli bir ortam yaratıyor, nakit yatırımı engelliyor. Bankada durum yatırıma dönüşebilecek bir para, nakit olarak cebimizde durunca kimseye yaramıyor. Dolayısıyla nakit ile mücadele hepimizin sahiplenmesi gereken bir amaç olması gerekiyor.
 

En Uygun Krediyi Hesapla, Karşılaştır ve Başvur

TL
ay
Kredi hesaplama