Türkiye’ye büyük hayalle geldik bankamızın adını ‘Odea’ koyduk

BDDK’dan lisans alan Bank Audi’nin CFO’su Freddie Baz, “Türkiye’de kuracağımız bankanın adını ‘Odea Bank’ olarak belirledik. Uzayı, derinlikli, çok boyutlu olmayı, büyümeyi çağrıştırıyor. Türkiye’ye büyük hayallerle geldik, ilk 10’a girmeyi isteriz. Türkiye’deki büyüme planlarımız tüketicinin bize vereceği cevaba bağlı” dedi.

01 Mart 2012

BANKACILIK Düzenleme ve Denetleme Kurumu’ndan (BDDK) lisans almayı başarıp Türkiye’ye girmeye hazırlanan Lübnan merkezli Bank Audi’nin CFO’su ve Strateji Direktörü Freddie Baz, “Türkiye’deki bankamızın adını ‘Odea Bank’ olarak belirledik. Türkçe bir isim olarak kaydettiğimiz bu ismin tüm haklarını satın aldık. Özel bir anlamı yok. Telaffuzu kolay, akılda kalan bir isim. Uzayı, andırıyor, çok boyutlu, derinlikli genişleme ve büyümeyi çağrıştırıyor. O nedenle bu ismi seçtik. Biz Türkiye’ye büyük hayallerle girdik. Eğer Türk tüketicisi bizi sever, tercih ederse burada ilk 10 banka içinde yer almayı isteriz. Ama sadece sıralamaya odaklanmıyoruz, Türkiye’de büyüme planlarımız tüketicinin bize vereceği cevaba bağlı. Onlar büyüdükçe biz de büyürüz” dedi. Bank Audi geçen yıl ekim ayında 300 milyon dolar sermaye ile Türkiye’de bankacılık lisansı aldı. Sermaye açısından şu anda 21’nci banka olan Bank Audi, ilk şubesini eylül ayında açmayı planlıyor.

Görünenden büyük ülke

5 aya yakın bir süredir Türkiye’de bankanın kuruluş faaliyetlerini yürüttüklerini kaydeden Baz, şöyle konuştu: “Lisans almadan önce Türkiye pazarını araştırmıştık. Zaten bizim için muazzam bir pazar olduğunu biliyorduk. Ancak son 4-5 aydır Türkiye’ye gelip gittikçe şunu anladım. Türkiye’nin potansiyeli görünenden çok daha büyük. Türkiye, gerek ekonomik, gerekse insan kaynağı ve bölgedeki konumu açısından rakamlarla ifade edildiğinden çok daha büyük bir ülke. Buradaki ateşi gelip görmek lazım. Görmeden sadece rakamlar ve raporlarla ülkenin bir kısmını algılıyorsunuz.” 

Bank Audi’nin bağlı bulunduğu Saradar Grup’un birçok ülkede başta finans olmak üzere farklı sektörlerde faaliyet gösterdiğini belirten Baz, şunları anlattı:

“Farklı ülkelerde deneyim sahibiyiz. Ancak ilk kez bir ülkenin bankacılarından bu kadar çok etkilendim. Hangi Türk banka yöneticisiyle tanıştıysam, kendisinden müthiş etkilendim. Türkiye 2001 yılında girdiği krizle iflasın eşiğine gelmişti. TL yüzde 50 devalüe olmuştu. Bugün geldiği noktada, küresel krizde en iyi performansı gösteren, art arda büyüme rekorları kırarak dünyanın 16’ncı büyük ekonomisi oldu. Bu muazzam bir başarı. Bunda tek parti iktidarının ve iyi liderliğin sağladığı istikrar kadar Türk bankalarının da payının büyük olduğunu düşünüyorum.”

Kredi can damarı

Türk bankacıları ve bankaları için bu kadar olumlu konuşmak zorunda olmadığını vurgulayan Baz, şöyle devam etti: “Ama gördüğüm gerçekleri ifade etmek istiyorum. Çünkü bir banka için en önemli kaynak insandır. Doğru insanı seçmek, en önemli adımdır. Bu konuda Türkiye’de içim rahat. Türkiye ekonomisini bugüne getiren süreçte bankaların sağladığı kredilerin çok önemli olduğunu düşünüyorum. Şirketlere verilen krediler bir ekonominin can damarı gibidir, bankaların finanse ettiği projelerle ülke kalkınır. Sadece şirketlerin değil, tüketicilerin de aldığı krediler ekonomiye taze kan verir. Bunu Türkiye’de çok net gördüm.”

Ayak izimizi takip ediyorlar

Milli gelir açısından Türkiye’nin Arap dünyasının konsolide milli gelirinin üçte birini temsil ettiğine dikkat çeken Baz, şunları dile getirdi: “Türkiye, genç nüfusuyla da çok önemli bir yere sahip. Burada çok ciddi büyüme fırsatları var. Bizim gibi bölgesel bir güç olmak isteyen tüm gruplar bunun farkında. Daha önce girdiğimiz Suudi Arabistan, Katar, Mısır, Ürdün ve Suriye gibi pazarlara bizden sonra hem Lübnanlı hem de diğer Arap ülkelerinin bankaları da girdi. Türkiye’ye yakında Lübnan ve diğer ülkelerden gelen banka olursa şaşırmam. Genelde, bu bankaları pazar araştırması masrafından kurtarmış oluyoruz. ‘Bank Audi girdiyse, iyi bir pazardır’ diyerek bizden sonra onlar da geliyor.”

6 milyar dolarımız var

AVRUPA’da ve ABD’deki bankaların likidite sıkışıklığı yaşadığını dile getiren Freddie Baz, şöyle konuştu: “Bizim ise, 6 milyar dolar nakitimiz var. Bunu özellikle proje finansmanında ve kurumsal alandaki bankacılık faaliyetlerinde kullanmak istiyoruz. Bana göre Türkiye ile Körfez ülkeleri arasındaki ekonomik ilişkiler olması gereken noktada değil. Bu konuda çok büyük bir potansiyel var. Türkiye, Arap ülkelerinin tüketim malları ithal ettiği ülkelere ihracat yapıyor. Neden yolu kısaltmıyoruz. Birçok büyük altyapı projesinde Türkiye’nin taşeron olduğunu görebiliyoruz. Oysa Türk şirketleri inşaatta Avrupalılardan daha kaliteli olduklarını defalarca kanıtladılar. Bugüne kadar Türkiye’deki mevcut Arap bankalarının bölge ve Türkiye arasındaki ilişkileri geliştirmede yeterince rol üstlenmediğini düşünüyorum. Bu konuda fark yaratmayı planlıyoruz.’’

‘Büfe’de bankacılık yapacak anında kredi kartı verecek

BANK Audi’nin Türkiye pazarına getireceği yeni ürün ve hizmetlerle rekabette farklılaşmayı hedeflediğini söyleyen Freddie Baz, şunları anlattı: “İlk etapta kurumsal bankacılığa odaklanmayı planlıyoruz. Online alım satım işlemlerinde ciddi bir hacmimiz var. Şu anda Lübnan’da deneme aşamasındaki adına ‘Novo’ dediğimiz bankacılık büfelerimiz var. Hiç insan olmayan büfelerde tüketici çağrı merkezini arayıp, banka görevlisiyle görüntülü görüşecek. Büfelerde ATM’ye benzer makineler, anında kredi kartını basıp tüketiciye verebilecek.

En Uygun Krediyi Hesapla, Karşılaştır ve Başvur

TL
ay
Kredi hesaplama