TL’nin simgesi parlak geleceğinizi gösteriyor

HSBC Küresel FX (Döviz) Stratejisti David Bloom, TL’ye bir simge kazandırılmasının uluslararası piyasalarda önemli bir mesaj olarak algılandığını belirterek, “Türkiye bu adımla, ‘Artık yeni bir dünyaya daha adım atıyoruz’ mesajı verdi. Kendisini yeni bir finansal merkez olarak dünyaya açtığını duyurmuş oldu. TL’nin simgesi akılda kalıcı, parlak geleceğinizi gösteriyor” dedi.

20 Mart 2012

HSBC Küresel FX (Döviz) Stratejisti David Bloom, hükümetin bilinirliğini ve yaygınlığını artırmak için Türk Lirası’na (TL) bir simge kazandırmasını uluslararası piyasalarda önemli mesaj olarak algılandığını söyledi. Bloom, “Türkiye bu adımla, ‘Son yıllarda hızlı büyüme performansıyla dikkat çeken bu Türkiye artık yeni bir dünyaya daha adım atıyor, kendisini yeni bir finansal merkez olarak dünyaya açıyor’ mesajı veriyor. İşte paranın gelişmekte olan ülkelere aktığı böylesi bir zamanda dikkate değer olan bu mesaj. Yoksa hep söylendiği gibi şekli değil fonksiyonu önemli” dedi.
Parlak geleceğin teyidi
TL’nin simgesinden çok uluslararası piyasalardaki işlevinin önemli olduğunu belirten Bloom, şöyle konuştu: “TL’nin simgesi aynı zamanda Türkiye’nin yaşadığı değişimi simgeliyor. TL’nin bir simgesinin olması Türkiye’nin çok parlak geleceği olduğunun teyit eden bir adım. Örneğin bir şehir için o anda büyük gelen
bir havalimanı inşa edilir.
Sonra bir bakarsınız 5 yıl içinde o alan şehre küçük gelmeye başlamıştır, kapasite artırma projesine başlanır. TL’ye simge kazandırılması da böyle görülebilir. Şu anda belki çok yaygın bir para birimi olmayabilir ama dünyaya geleceğini parlak gördüğünü anlatmak istediği kesin.”
Türkiye kulvar değiştirdi
Kriz tedirginliği yaşanan uluslararası piyasalarda Türkiye’ye bakıldığında düşen değil, yükselen bir eğrinin görüldüğünü vurgulayan Bloom, şunları dile getirdi: “5 yıl önce Türkiye gelişmekte olan ülkeler arasında sayılırken şimdi artık kulvar değiştirdi ve gelişen pazarlar arasına girdi. Şirketler bir şekilde Türkiye ile ilişkide olmayı istiyorlar. Türkiye ile Brezilya’nın hikayesi birbirine benziyor. Brezilya’da büyük bir transformasyon yaşadı. 1994 yılında Brezilya yüzde yedi bin enflasyon vardı. Onlar da enflasyonu düşürmeyi başardı, Türkiye de.”
Gelecek artık ‘Doğu’da
Türkiye’nin son 6 ayda uluslararası arenadaki gelişmelerden dolayı daha iyi göründüğünü belirten Bloom, şöyle devam etti: “Çünkü diğer piyasalar daha kötü durumda. Bu Türkiye’nin iyi görünmesi için bir neden. Uluslararası döviz piyasalarında genel geçer bir söylem vardır; bir şey kötü giderken diğeri yerinde kalıyorsa, yerinde kalan daha iyi görünür. 6 yıldır devam eden bir süreçteyiz. Gelecek artık ‘batı’ değil, bunu herkes biliyor. Gelecek ‘Doğu’da. Çin, Hindistan, Türkiye, Brezilya gibi ülkelere bakıyor herkes. Türkiye’nin giderek daha da zenginleşeceğini göreceğiz. Nüfusu genç ve hane halkı borçluluk oranı düşük. Avrupa’da ise durum tam tersi. Türkiye’nin daha hızlı büyüyerek Avrupa ile arasındaki farkı kapatması kaçınılmaz. Ve herkes bunun farkında.”

Türkiye merak ediliyor

ÇEŞİTLİ ülkelerde döviz piyasalarıyla ilgili konferanslar veren David Bloom,
başka ülkelerin Türkiye algısına ilişkin şunları söyledi: “Türkiye merak ediliyor. Merkez bankalarının geleneksel olmayan yöntemleri nedeniyle Brezilya ve Türkiye birbirine
benzetiliyor ve en çok soru da bu konuda geliyor. Her iki ülkenin merkez bankaları, Avrupa ve ABD’den farklı olarak bazen parasal sıkılaştırmaya bazen de genişlemeye karar verebiliyor. Çünkü bu hareketleri yapabilecek alanları var. En çok bu konularda soru geliyor.”

İnsanlar önce TL’yi öğrenecek diğerlerini buna benzetecek

ULUSLARARASI döviz piyasalarında uzun yıllardır faaliyet gösterdiğini kaydeden David Bloom, TL’nin simgesiyle ilgili tartışmalara ilişkin şunları söyledi: “Bu konunun Türkiye’de sıcak bir gündem maddesi olarak ele alınmasını anlıyorum. Bu normal, tartışmalar olacak. Ama acele etmemek lazım. Simgenin bilinirlik kazanması zaman alacak. Hep denildiği gibi Roma bir günde inşa edilmedi. Sabırlı olunmalı. Ben bir kez gördüm ve şu anda aklımda. Simgede en azından Türk Lirası’na göndermede bulunan bir ‘T’ harfi var ve görür görmez TL ile ilişkilendirmeniz mümkün. Oysa yen ile yuanın simgeleri neredeyse aynı. O yüzden kimse kullanmıyor. TL’nin simgesi ise, bu anlamda farklılaşıyor. Ayrıca dünyada neredeyse hiç kullanılmayan, diğer para birimlerinin simgesine benzeyip benzememesi önemli değil. Çünkü insanlar önce TL’yi öğrenecekler ve diğer ülkelerin simgesini gördüklerinde ‘TL’nin simgesine benziyor’ diyecekler.”

Bazen resim binlerce kelime yerine geçer

TL’nin simgesinin tanıtımı için ne yapılması gerektiğini tam olarak bilmediğini söyleyen David Bloom şöyle konuştu: “Eğer anında tanınan bir para birimi istiyorsanız paranıza simge kazandırmanız kötü bir fikir değil. Bugüne kadar yapıla gelen bu oldu. Çünkü bazen bir resim, bir simge binlerce kelimenin yerine geçebilir. Bir Çin lokantasına gidersiniz, menüde yemeklerin resminin olması,
sizi aç kalmaktan koruyabilir.” 

Türk iş dünyası rahatlamış görünüyor

HSBC’nin Türkiye’deki müşterilerine bir konferans vermek üzere İstanbul’a gelen David Bloom, Türk müşterilerin en çok merak ettiği konuları şöyle anlattı: “Bundan 6 ay önce geldiğimde daha belirsiz bir global ortam vardı. Türk iş dünyası o dönemde yurtdışı borçlanma olanaklarının daha da kısıtlanıp kısıtlanmayacağını soruyordu. Bu ziyaretimde ise, daha çok trendler üzerine sorular sordular. Kredi imkanlarıyla ilgili rahatlamış görünüyorlardı. Bu kez doların değeri konusundan çok Türkiye’nin algısı nasıl, bunu merak ediyorlardı. Daha geniş açıyla uluslararası piyasalardaki trendleri sordular, Türk şirketlerinin dünyaya açılmasının yollarını, imkanlarını konuştular.”

Euro’nun bir yere gittiği yok

EURO’nun geleceği konusunda ‘para birliğinin dağılacağı’ yönündeki tartışmalara katılmadığını kaydeden David Bloom, şu değerlendirmeyi yaptı: “Euro hiç bir yere gitmiyor. Uluslararası piyasaların en yaygın para birimlerinden biri olarak hep olacak. Ama 17 üyeyle ama 16 yad 15 üyeyle devam eder. Bunu bilemeyiz. Üye sayısı, üye ülkelerin adları değişebilir. Fakat Euro dolardan sonraki döviz cinsi olarak işlemlerde kullanılacak. Bu kesin. Kesin olmayan Euro’nun nasıl görüneceği, bunu zaman gösterecek.”

Yerel para birimleriyle ticaret artışı zaman alır

HÜKÜMETLERİN yerel para birimleriyle karşılıklı ticareti mümkün kılan swap anlaşması imzalaması konusuna değinen David Bloom, şu değerlendirmeyi yaptı: “Küresel kriz sürecinde bu tür anlaşmalarda artış oldu. Ancak bu uluslararası piyasalarda yerel para cinsinden ticaret artacak anlamına gelmiyor. Şirketler hala dolarla ticaret yapmak zorundalar. Rusya’ya TL ile mal satmak ya da Çin’e TL ile mal satmak sanıldığı kadar çabuk yaygınlaşmayacak. Çünkü bütün bu söz konusu ülkelerde, onların şirketlerinin elinde dolar var. Şirketler kasalarında, yuan, ruble ya da TL tutmuyor. Dolar ya da Euro tutuyor. Bir para biriminin uluslararası piyasalardaki likiditesi ne kadar yaygınsa ticaret yapmak o kadar daha ucuza mal oluyor. Bu tür anlaşmalar hükümetler arasında sıkıntılı bir durum olursa devreye girmesi için diye iki ülke arasında imzalanıyor. Yoksa hükümetler piyasaları kontrol etmiyor.” 

TL’nin güçlenmesi Türkiye’ye yakışır

TL’nin ve Türkiye’nin geleceği konusuna pozitif baktıklarını belirten David Bloom, şöyle konuştu: “Özellikle ABD seçimlerine doğru doların biraz değer kaybedeceği öngörülüyor. Dolayısıyla önümüzdeki dönemde bundan hafif daha güçlü bir lira bekliyoruz. TL’nin biraz daha güçlenmesi Türkiye’ye yakışır. Çünkü Türkiye son dönemde makro göstergelerinde çok gelişme kaydetti. Dolayısıyla TL güçlendi. Hammadde fiyatlarında beklenmeyen bir artış Türkiye için risk oluşturabilir.”


En Uygun Krediyi Hesapla, Karşılaştır ve Başvur

TL
ay
Kredi hesaplama