Bana bir şey olmaz demek evinizi kurtarmaz

Konut sigortası sadece 4 duvarı değil, içindeki eşyalarınızı ve aile fertlerini de koruyor. Üstelik sadece bir afet durumunda değil; çilingire ihtiyaç duyduğunuzda ya da ambulans gerektiğinde de sigortadan yararlanabiliyorsunuz.

11 Şubat 2011
Türkiye’de deprem ve sel felaketleri, artık herkesçe bilinen riskler haline geldi. Sürekli büyük depremlerden bahsediliyor, Karadeniz ve Antalya’daki seller ise haber konusu olmaktan çıktı neredeyse. Buna rağmen konut sigortası ya da zorunlu deprem sigortası yaptıranların sayısı halen çok az. Türkiye Sigorta ve Reasürans Şirketleri Birliği’nin (TSRŞB) Kasım sonu verilerine bakıldığında 2010’da konut sigortaları sektör genelinde bu yukarı yönlü hareketi koruyarak, bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 26 artış kaydetti. Bu sayede sektörün ürettiği konut sigortası poliçe adedi 2.336.687’ye ulaşırken, 2010 Aralık sonuna kadar yaptırılan zorunlu deprem sigortası poliçesi ise 3.316.000 adet oldu.

Yeterince sigorta poliçesinin yapılmamasının en önemli sebepleri arasında, “bize bir şey olmaz” görüşü geliyor. “Nasıl olsa depreme karşı korunuyoruz, zorunlu deprem sigortamız var” diye düşünen tüketiciler, başka bir felaketin başlarına gelebileceğini düşünmüyor. Aklına bu olasılık gelen kişiler ise, toplumda yaygın olan bir yanlış anlaşılma yüzünden sigortanın pahalı olabileceğini düşünüyor. Oysa paket poliçeleri tercih edildiğinde, yılda yaklaşık 300 TL’ye pek çok teminattan yararlanılabiliyor.

Konut sigortası kaskodan ucuz
Sigorta yaptıranların sayısının az olmasının en önemli sebebi, konut sigortasının çok pahalı olduğuna dair yaygın ve yanlış düşünce. Kaptan Sigorta şirketinden Kemal Çebi’nin verdiği poliçe ücretlerine göre, merkezi bir konumdaki 100 metrekarelik apartman dairesi için fiyatlar zannedilenden daha ucuz. Örneğin 110 bin TL’lik bir ev ve içindeki 20 bin TL’lik eşya için yaptırılacak sigorta, ev sahibi tüketiciler için yılda 300 TL olurken, kiracılar için poliçe tutarı 138 TL oluyor. Aksigorta Genel Müdürü Uğur Gülen, tüketicilerin kasko fiyatlarından yola çıkarak, konut sigortasına dair tahmini bir hesap yaptığını söylüyor. Gülen, “30-40 bin TL olan bir arabanın kasko fiyatı 1000 TL civarı diyelim. Evin fiyatı ortalama 200 bin TL ise, 1 evin fiyatı 5 tane araba eder. Demek ki konut sigortası da 5 bin TL olur diye düşünülüyor ve daha fiyat konuşulmadan konut sigortası pahalı gibi algılanıyor. O yüzden de gelişmiş ülkelerde yüzde 50 olan ev sigortası oranı ülkemizde yüzde 10-15’lerde kalmış durumda” diyor.

Tek başına deprem sigortası yeterli değil
Sigortanın az yapılmasının bir diğer nedeni ise, zorunlu deprem sigortasının tüketici tarafından yeterli görülmesi. Özellikle eski ve temeli sağlam olan binalardaki konut sigortası oranı daha az. Çünkü deprem olduğunda konutların sağlam kaldığını gören tüketiciler, konut sigortasına yönelmediği gibi, bir sonraki yılda deprem sigortalarını da yenilemeyebiliyorlar. Aslında zorunlu deprem sigortası sel, fırtına, yangın gibi durumlarda kullanılamıyor. Üstelik bu sigorta yalnızca 4 duvarın tekrar yapılmasını sağlıyor; evin içindeki eşyaların bedeli ödenmiyor. Konunun uzmanları, 1999’daki Gölcük depreminden sonra konut sigortasında önce bir artış, sonra da azalma olduğu görüşünde. Eureko Sigorta Genel Müdürü Okan Utkueri, ilginin “dalgalı olduğunu” söylüyor. Utkueri, “Depremin yarattığı korku ve panik, konut sahiplerinin sigortaya ilgisini artırdı. Ancak bu ilginin biraz dalgalı olduğunu söyleyebiliriz. Henüz ülkemizde sigorta yaptırma alışkanlığı oturmadığından, depremlerin ardından yükselen ivme, acıların unutulmasıyla zayıflayabiliyor. Ancak sigortanın adında “zorunluluk” ifadesi olsa da, bu sigortanın yaptırılmaması hiçbir cezai yaptırım getirmiyor. Bu da sigortalılık oranlarının yavaş artmasının önemli bir nedenidir” diyor.

Sigorta yaptırmamak zengin işi
Sigortacılar, konut poliçelerinin gerekliliği konusunda halkın yeterince bilgili olmadığını, bu yüzden de poliçelerin yeterince yaptırılmadığını belirtiyor. Anadolu Sigorta Genel Müdürü Mustafa Su, trafikte seyreden araçlar dışında bireysel risk kavramının çok fazla önemsenmediğini belirtiyor. Su, “Araçlar dışında da ciddi risklere maruz varlıklarımızın olduğu, örneğin evlerimizde meydana gelebilecek bir hasarın oldukça yüksek maliyetli olabileceği ve günlük yaşamımızı bir araç kazasından çok daha kötü etkileyebileceği unutulmamalıdır” diyor. Eureko Sigorta Genel Müdürü Okan Utkueri de benzer bir görüşü dile getiriyor. Utkueri, “Toplumun büyük çoğunluğu, konutunu bir kaza ya da afette kaybettikten sonra, aynısını kolayca edinecek kadar zengin değil. Ev sahipleri tam da bu nedenle sigorta yaptırmalılar. Sigorta yaptırmanın değil, yaptırmamanın zengin işi olduğunu anlamaları gerekiyor” diyor.

Sadece ev sahipleri değil, kiracılar da yararlanıyor
Konut poliçeleri kirada oturanların da yaptırabileceği bir sigorta; sadece eşya da sigortalanabiliyor. Hatta uzmanlara göre, kiracıların bu sigortayı yaptırması çok daha gerekli, çünkü ev sahibine karşı da bir yükümlülüğünüz var. Diyelim ki sizin hatanız yüzünden evde bir yangın çıktı ve evin mutfak dolaplarını yaktınız, ya da bir duvarına zarar verdiniz. Eşya sigortanız bunu da karşılıyor. Taşınma durumunuzda da yeni adresinizi haber veriyorsunuz ve poliçeniz yeni evinizde de devam ediyor.

Konut sigortası yaptırırken bunlara dikkat edin
1)
Konuta ait bilgilerin tam yansıtılması önemli. Dairenin giriş katında mı, ara katta mı olduğu belirtilmeli. Ayrıca evin tam ve brüt metrekaresi ve varsa binanın ekleri (müştemilat, havuz, garaj vb.) de belirtilmeli.
2) Evin değeri doğru şekilde verilmeli. Evdeki her eşyanın değerinin yanında, dekorasyon öğelerinin (parke, karo, boya, duvar kağıdı gibi) bedeli de belirtilmeli.
3) Tek tek teminat yerine paket poliçe seçilmeli. Paket poliçedeki teminatlar gereksiz görünse de (uçak düşmesi gibi) paket tercih edildiğinde ödenecek prim daha uygun olur ve böylece eksiksiz bir poliçe alınmış olur.
4) Poliçenin ödemesi mutlaka yapılmalı; ödemesi yapılmayan poliçe aktif olarak kabul edilmiyor.
5) Yaptırılan sigortanın kapsamı iyi öğrenilmeli. Özellikle paket ürünlerde en ufak sıkıntı bile sigorta kapsamında giderilebilirken, bazı poliçe sahipleri küçük hasarlarını ihbar etmeyebiliyor. Örneğin fırındaki bir arıza yüzünden yemeğin yanması gibi durumlarda bile sigortanın yardımcı olduğunu unutmamak gerekiyor.
6) Komşulara gelebilecek zararların karşılanabilmesi için, mali mesuliyet teminatlarının poliçede olup olmadığına ve limit tutarına mutlaka dikkat edilmeli. Bu teminat sayesinde yangın, duman, su baskını gibi riskler karşısında komşulara gelebilecek zararlar da güvence altına alınır.

Sigorta kapsamına giren örnek durumlar:
- Çocuk bezini tuvalete attığınızda alt komşunun banyosu taştı. Komşunuzun masrafları ödeniyor.
- Evinizdeki lambayı değiştirmek için sandalyeye çıktınız. Düştünüz ve ayağınız kırıldı. Konut sigortası dahilindeki kaza sigortası, hastane masraflarınızı ödüyor. Aynı şekilde misafirinizin başına bir kaza geldiğinde de, hastane ücretleri ödeniyor.
- Kapıda kaldınız, çilingir çağırmanız gerekiyor. Sigorta çilingir buluyor ve masraflarınız karşılanıyor.
- Evinize grev, lokavt, kargaşalık, halk hareketleri, kötü niyetli hareketler ve terör olayları sonucunda bir zarar gelmesi durumunda zararlarınız ödeniyor. (Allianz)
- Sel olduğunda, eviniz temizleninceye ve mallarınızın ücreti ödenene kadar sigorta sizi bir otelde ağırlıyor. (Aksigorta)
- Sadece yatak odanızda veya evinizde değil, sokakta gasp edilseniz bile, tıpkı ferdi kaza teminatı gibi, masraflarınız ödeniyor.
- Binanın elektrik devrelerinde oluşan bir kısa devre sonucu, evinizi duman bastı ve tüm eşyalarınıza koku sindi. Eşyalarınızın kuru temizlemeye götürülüp kokunun çıkarılması da sigorta kapsamında. (Aksigorta)
- Evinizde bir kaza geçirdiğinizde, acil tıbbi yardım ve konut yardım hizmetleri sunuluyor ve sınırsız acil kara ambulansı isteyebiliyorsunuz. (Aksigorta)

En Uygun Krediyi Hesapla, Karşılaştır ve Başvur

TL
ay
Kredi hesaplama