ATO: "Bankanın Eli Tüketicinin Cebinde"

ATO, Kredilerin Yüzde 32 Ankara Ticaret Odası, Bankacılık Sektörünün En Büyük Gelir Kalemi Haline Geldiğini Belirtti.

28 Şubat 2011
Bankacılık sektörünün gelirlerinin büyük bölümünü artık tüketicilerden kazanmaya başladığını ileri süren ATO, kredilerin yüzde 32 Ankara Ticaret Odası (ATO), tüketim harcamalarının giderek daha büyük bir bölümünü bankalardan yaptığı borçlanmalarla finanse eden tüketicilerin, bankacılık sektörünün en büyük gelir kalemi haline geldiğini belirtti. ATO, bankaların, gelirlerinin büyük bölümünü artık tüketicilerden sağladıkları faiz gelirlerinin oluşturmaya başladığını bildirdi.

ATO'dan yapılan yazılı açıklamada, ATO'nun Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu'nun verilerinden yaptığı belirlemelere göre, Aralık 2010 sonu itibariyle 525.9 milyar TL'ye kadar Yükselen bankacılık sektörünün kullandırdığı kredilerin, 172.7 milyar TL'lik kısmını tüketicilerin kullandığı tüketici kredileri ile kredi kartı borç bakiyeleri meydana getirdi. Kredi stokunun 228.2 milyar TL'lik kısmını kurumsal, 124,9 milyar TL'lik kısmını ise KOBİ'lere kullandırılan krediler oluşturdu. Buna göre bankacılık sektörünün kullandırdığı her 100 TL'lik kredinin 33 TL'lik kısmını tüketiciler, geri kalan 67 TL'lik kısmını ise diğer kesimler aldı.

 VATANDAŞ 19,8 MİLYAR TL FAİZ ÖDEDİ

Bankaların, tüketici kredilerine ve kredi kartlarına çok yüksek faiz uygulaması nedeniyle kredilerden yüzde 33 civarında pay alan tüketicilerin ödediği faizin bankaların toplam faiz gelirleri içerisindeki payı ise yüzde 42'ye kadar yükseldi. BDDK'nın verilerine göre bankacılık sektörü kullandırdığı kredilerden 2010 yılında toplam 47,5 milyar TL faiz geliri elde etti. Bu faizin 19.8 milyar TL'lik kısmı tüketicilerden alınan faizlerden oluştu.

Vatandaşın bankalara ödediği faizin 15 milyar TL'lik kısmı 2010 yılı sonunda 129 milyar TL olarak gerçekleşen tüketici kredilerinden, 4.8 milyar TL'lik kısmı ise 2010 sonunda borç bakiyesi 43.6 milyar TL olan kredi kartlarından tahsil edildi. Kredi kartı borçlarında faiz nakit çekiminde ve son ödeme tarihinde ödenmemiş bölüme işletildiği için, faiz işletilen kısmının 2010 yılında aylık ortalama 10-12 milyar TL civarında olduğu tahmin ediliyor.

Bankalar kredilerin yüzde 67.2'sini kullandırdığı diğer müşterilerinden ise 27.7 milyar TL'lik faiz geliri elde etti. Söz konusu faiz gelirinin kredilerden alınan toplam faiz gelirleri içerisindeki payı ise yüzde 58.3 olarak gerçekleşti.

Bu arada bankacılık sektörünün kredilerden aldığı faiz tutarı 2010 yılında bir önceki yıla göre yüzde 9.5 oranında azaldı. Tüketici kredilerinden alınan faiz bir önceki yıla göre yüzde 3.9 oranında artarken, kredi kartlarından elde edilen faiz yüzde 20.7, kurumsal krediler ve KOBİ kredilerinden alınan faiz ise yüzde 13.4 oranında azaldı.

 PAYI GİDEREK ARTIYOR

Bankalar tüketicilerden, 2008 yılında 13,4 milyar TL'si tüketici kredilerinden, 5,8 milyar TL'si da kredi kartlarından olmak üzere toplam 19 milyar TL, 2009 yılında da 14,4 milyar TL'si tüketici kredilerinden, 6,1 milyar TL'si da kredi kartlarından olmak üzere toplam 20,5 milyar TL faiz geliri elde etmişti. 2008 yılında 52,1 milyar TL olan kredilerden sağlanan toplam faiz gelirinin yüzde 36.5'ini, 2009 yılında da 52,5 milyar TL olan kredilerden alınan toplam faiz gelirinin yüzde 39.1'ini tüketicilerden elde ettiler.

2008 yılında yüzde 36,5, 2009 yılında da yüzde 39,1 olan tüketicilerden alınan faizin toplam kredi faiz gelirleri içerisindeki payının 2010 yılında da yükselişini sürdürerek yüzde 41,7'ye çıkması dikkat çekiyor.

 SON YEDİ YILDA BEŞ KATINA ÇIKTI

Tüketicilerin bankacılık sistemine yaptığı faiz ödemeleri, faiz oranlarında son yıllarda yaşanan yüksek oranlı düşüşlere rağmen, borç tutarının artmasına paralel olarak hızla arttı. Merkez Bankası'nın verilerine göre hanehalkının faiz ödemeleri 2003 yılında 3,9 milyar TL düzeyinde bulunuyordu. Bu tutar 2004 yılında 7,2 milyar TL, 2005 yılında 10,2 milyar TL, 2006 yılında 12,1 milyar TL, 2007 yılında 15,6 milyar TL olarak gerçekleşti. BDDK'nın verilerine göre 2008 yılında 19 milyar, 2009 yılında 20,5 milyar, 2010 yılında ise 19,8 milyar TL olan vatandaşın faiz yükü, 2003-2010 yılları arasında beş katına yükselmiş oldu.

 ÜCRET VE KOMİSYON DA VAR

Bankalar tüketicilere kredi türüne göre aylık yüzde 1 ile yüzde 1.6 oranları arasında değişen faiz oranlarıyla kredi kullandırıyor. Tüketicilerin kullandıkları krediler nedeniyle üstlendiği maliyet sadece faiz oranıyla sınırlı kalmıyor. Tüketiciler söz konusu kredi nedeniyle ücret, komisyon, vergi ve sigorta primi gibi değişik maliyetleri de karşılamak zorunda kalıyorlar. Örneğin aylık faizi yüzde 1,5 olan bir kredinin diğer masraflarla birlikte toplam aylık maliyeti yüzde 2.2'ye kadar yükselebiliyor. Dolayısıyla söz konusu kredinin yıllık tüketiciye maliyeti yüzde 26.5'e kadar çıkabiliyor.

Bankaların kredi kartından kazancı da nakit çekimlerinde ya da vadesinde ödenmeyen borçlara aylık olarak işlettikleri yüzde 2.26'lık faiz oranıyla sınırlı kalmıyor. Kart sahiplerinden aynı zamanda yıllık aidat, nakit çekim ücreti ve komisyon adı altında da önemli miktarlarda kazanç elde ediliyor.

Bankaların, 2010 yılında kullandırdıkları kredilerden aldıkları 3,3 milyar TL'lik ücret ve komisyon ile 11,1 milyar TL'lik bankacılık hizmet gelirinin önemli bir kısmını da tüketiciler ödüyor.

 VATANDAŞIN BORCU HIZLA ARTTI

Tüketici kredisi ve kredi kartı kullanımı özellikle 2001 krizini izleyen dönemde önem kazanmıştı. Bankalar tüketici kredisi ve kredi kartı kullanımını özendirirken, vatandaşların önemli bir bölümü de tüketim harcamalarını bANKA kredisiyle finanse etmeye başladılar. Bu nedenle 2002 yılı sonunda 2 milyar TL olan tüketici kredileri 2010 yılı sonunda 126,9 milyar TL'ye, 4,3 milyar TL olan kredi kartı borçları da 43,6 milyar TL'ye kadar yükseldi. Tüketici kredilerinin yüzde 63 kat, kredi kartı borçlarının da 10 kat arttığı bu dönemde, tüketicilerin bankalara olan toplam borcu 6,3 milyar TL'den 170,6 milyar TL'ye kadar yükseldi.

Tüketicilerin 2000'li yıllardaki hızlı yüksek borçlanma oranı gözönüne alındığında 2003 yılında yüzde 12,6 olan vatandaşların, bankalara olan borçlarının bankalardaki tasarruf ve döviz mevduat hesaplarına oranının, 2010 yılı sonunda yüzde 48,4'e kadar yükseldiği görüldü. Buna göre vatandaşlar bankaya yatırdıkları her 100 TL'nin 48 TL'sini borç olarak geri aldılar. Tasarruf mevduatının yüzde 260 oranında arttığı 2003-2010 döneminde vatandaşların bankalara olan borçları ise yüzde 1280 oranında arttı.

AYGÜN: "TÜKETİCİ BORÇ SARMALINA GİRİYOR"

Ankara Ticaret Odası Başkanı Sinan Aygün, bankaların yıllardır yüksek faiz, komisyon ve ücretlerle tüketicilere çok yüksek maliyetlerle kredi kullandırdığını belirtti. Vatandaşların, artık gelirlerinin büyük bölümünü kullandıkları kredilerin faiz ödemelerine ayırdıklarını belirten Aygün, bir dönem geliri harcamalarına yetmediği için borçlanan vatandaşların, artık borç faizini ödemek ve borçlarını çevirmek için de borçlanır hale geldiğini belirtti. Aygün şunları söyledi:

"Borcu borçla ödemenin adı borç sarmalıdır. Vatandaş bu sarmalın içine girmiştir. Bu durumun sorumlusu da vatandaş değil bence bankalardır. Çünkü bankalar ne kredi kartı verirken ne de tüketici kredisi kullandırırken vatandaşın gelirini dikkate almadılar. Geliri borcunu ödemeye yetmeyen vatandaş da borcu borçla çevirmeye başladı."

Tüketiciyi Koruma Kanunu'nun vatandaşı bankalara karşı koruyamadığını belirten Aygün, "Artık Türkiye'nin tüketiciyi bankadan koruma kanununa ihtiyacı olduğunu düşünüyorum" dedi.

En Uygun Krediyi Hesapla, Karşılaştır ve Başvur

TL
ay
Kredi hesaplama