Merkez'in faizle sınavı

Ortadoğu ve Kuzey Afrika'da yükselen isyan ateşinin yaydığı gerginlik piyasaları etkilemeye devam ediyor.Merkez, enflasyon ve açık riskine rağmen para politikasında değişiklik yapmayacağının altını çiziyor. Kredi hacmindeki büyüme ve buna yönelik alacağı tedbirler ise bankaları yakından ilgilendiriyor.

04 Mart 2011
Toparlanma hazırlığındaki  küresel ekonominin artan petrol talebini riske sokan gelişmeler dış piyasalarda olduğu gibi iç piyasada da  ağırlığını hissettiriyor.

Ve sıcak Libya  gündeminin körüklediği endişeler, Merkez Bankası'nın tartışılan yeni politika duruşunu yeniden masaya getiriyor.Merkez Bankası'nın yeni para politikasını hayat geçirdiği Ocak ayından bu yana küresel ekonomi bambaşka yörüngeye girmiş durumda. Ve gelişmeler karşısında Merkez'in alacağı kararlar Türkiye için kritik önem taşıyor.

Merkez Bankası Başkanı Durmuş Yılmaz, geçtiğimiz hafta yaptığı son açıklamada artan petrol fiyatlarının cari açık ve enflasyon üzerindeki etkisinin altını çizse de uygulanan politikadan geri adım atılmayacağını  ısrarla dile getirdi.

Buna rağmen kredi hacmindeki büyüme Merkez ve hükümet gündeminin en sıcak başlıkları.Hükümet ve Merkez'in yakın takibinde  olan kredi hacmi Türkiye için kritik öneme sahip. 2011 için  yüzde 25  kredi hacmini makul gören hükümet kredi hacminin artması durumunda cari açığın GSYH oranın  artmasından endişe duyuluyor.Bunu sıkı sık dile getirilerek sıkılaştırmanın devam edeceği  gerekirse banka bazında önlemlerin de alınabileceği dile getiriliyor. Bu açıklamaların ne anlama geldiği  netlik kazanmasa da belirsizlik Türkiye'nin en sağlıklı sektörünü rahatsız ediyor.

"MERKEZ'İN ELİNDEKİ MUNZAM KOZU"
Merkez'in politika faizi tarafından en azından yılın ikinci yarısına kadar değişikliğe gitmeyeceği artık net. Merkez, sıcak parayla cari açığı finanse ettiği için sıcak paraya bir yere kadar dur diyebiliyor ve daha fazla sıcak paranın çıkmasını istemiyor. Bir taraftanda artan kredi hacmi nedeniyle rahatsız.Elindeki faiz kılıcını kullanamıyor. Faiz kılıcını kullanamayan Merkez'in elinde ise ikinci kozu munzam karşılık oranları kalıyor. Bunu da dikkatli kullanmak zorunda. Bu nedenle Merkez'in para politikası ile ilgili alacağı kararlar zor bir yıla hazırlanan bankalar için kritik önem taşıyor.

Bankacılık analistleri Merkez'in yeni politikasına güvenerek "Bekle Gör" de ısrar etse de  en geç Nisan ayında  munzam karşılık oranlarında  ince ayar yapacağı yönünde görüş belirtiyorlar.

"BANKALAR İÇİN KRİTİK DÖNEM"
Okan Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler FakültesiBankacılık ve Finans Bölümü Başkanı Dr.Dilek Teker

"Merkez Bankası, tüm gelişmelere rağmen bir dönem daha en azından seçim dönemine kadar politika faizi yönünde artış için acele etmeyecek.Kendi yarattığı stratejiyi devam ettirecek. Artan petrol fiyatlarının enflasyona ve cari açığa olumsuz yansımasını görmesine rağmen faizi kullanmayacak. Seçim olmasaydı bunu kullanırdı. Ancak seçim önünde ciddi bir engel.

Önümüzdeki dönemde AB ve ABD petrol fiyatlarının yarattığı olumsuzlukları faiz artışı ile dengelemek zorunda kalacaklar. Dünyanınn faiz artırfığı bir dönemde Türkiye'nin tam ters korelasyonda bir hareket yapması zor görünüyor. Petrol 80-90 bandında ilken faiz artışını konuşan AB ve ABD petrolün 110 dolarları geçtiği bir tabloda faiz artışına gitmek zorunda kalacaktır.

Bankalar yurtdışından düşük faizli sendikasyon kredileri kullandılar. Bunlarda artış olacak.Dış borçlanma maliyeti artacak. Ve bunu maliyetlerine yansıtmak zorunda kalacaklar. Önümüzdeki günler bankacılık sektörü için oldukça kritik. Yakından izlemek gerekecek.

Merkez Bankası elindeki faiz silahını kullanamadığı için kredi hacminini munzam karşılık oranlarındaki artışla sağlamaya çalışacak. Bu da bankaların kredi maliyetlerini artıracak ve bankalar kredi faizlerinde artışa giderek bunu tüketiciye yansıtmak zorunda kalacaklar."

"BANKALAR FAİZDE GAZA BASMAK İSTEMEYECEK"
Global Menkul Değerler Bankacılık Analisti Sevgi Onur

"Munzam karşılıkların artması durumunda  bankalar bunu  maliyetlere yansıtmak isteyecektir. Ancak, 2011 yılında banka kârlarının bir önceki yıla göre azalacağı beklentisi ve sektördeki yoğun rekabet bankaların birden gaza basmalarını engelleyecektir.Kredi talebi hala güçlü. Merkez Bankası'nın ve hükümetin konu ile ilgili tavrı belli. Bu nedenle bankaların faiz artışında temkinli olacağını düşünüyorum. Merkez'in munzam karşılık oranında artışa gitmesi durumunda yine birkaç bankadan faiz artışı gelebilir. Bunun bir faiz artış dalgası yaratmasını beklemiyorum."

"MERKEZ DÜNYAYA KAYITSIZ KALAMAZ"
Şeker Yatırım Menkul Değerler Kurumsal Finans Müdürü ve Bankacılık Analisti Volkan Mühürcüoğlu

Merkez Bankası'nın sıkılaştırma politikası devam ediyor. 2009 yılında Merkez politika  faizlerini yavaş yavaş düşürmeye başladı. Bunu 2010 ikinci yarısına kadar sürdürdü. Merkez'in bu politikası ile düşen faizler kredi faizlerine da yansıdı. Bankalar düşen faiz ortamında ellerindeki hazine kağıtlarının yeniden değerleme etkisiyle 2009 yılında rekor oranda karlılık artışı yaşadılar. Bu süreç kısmen 2010 yılında da devam etti. Ancak kredilerin yeniden fiyatlama etkisi ve piyasa faizlerindeki yukarı yönlü oynaklık 2011 yılında bankaların marjlarının daralmaya devam etmesine hem de karlılıklarında bir önceki seneye göre azalmaya yol açacak gibi görünüyor. Bunun üzerine, Merkez Bankasının net sıkılaştıcı tedbirleri kredi maliyetlerini yükseltmekte. Tüm bunlar göz önüne alındığında karlılıkta bir düşüş kaçınılmaz görünüyor.

Ancak kredilerin regülasyon ve sıkılaştırıcı bir takım önemlerle baskı altında tutulması, sektörde rekabet hareretini bir miktar düşürebilir bu da marjlara olumlu olarak yansıyabilir.Öte yandan, kredi hacmindeki artış Merkez'in munzam karşılıkları arttırmasına rağmen hala yüksek. Merkez'in iki munzam artışında da istenen oldu diyemeyiz. Tüketicinin kredi talebi hala yüksek. Bu hem Merkez'i hem de hükümeti cari açık noktasında sıkıntıya sokan bir durum. Buna önlem alınabileceğini dile getiren açıklamalar oldu. Merkez Bankası " Bekle Gör" politikasını sürdürecaktir ancak dünyadaki gelişmelere uzun süre duyarsız kalacağını düşünmüyoruz. Mart ayında merkez bankasının  sıkılaştırma politikası  çerçevesinde yeni bir munzam karşılık oranları artışına gitmesini bekliyoruz ancak bir sonraki toplatıya kalması sürpriz olmaz. Bankalar bu durumda bile kredi faizlerini  attırmaya çok hevesli olmayacaklardır.

2011 yılında banka kârlarında beklenen azalma ve sektörün yoğun rekabetçi yapısı bunu törpüleyecektir.  Bankaların bir anda kredi aizlerini artırarak tüketici talebini ciddi bir biçimde daraltılması ekonomiyi de daraltacaktır. Bunu Merkez Bankası ve hükümette istemeyecektir. Bu nedenle Merkez kredi hacminde rahatsız olsa da  faiz artışını tetikleyecek radikal bir karar almakta acele etmeyecek ve bankalar talebi daraltacak bir faiz artışına gitmeyeceklerdir.

HER İKİ TARAFTA TEMKİNLİ OLACAK
Her iki tarafında çok heyecanlı olmak yerine temkinli olmak isteyecektir.  Munzam karşılık beklentileri de piyasa tarafından daha önce fiyatlandığı için bu çıkışları ufak bir düzeltme olarak görebiliriz.Sektörde yeni birfaiz artışı dalgası yaratacağını düşünmüyorum.  Bu bir anlamda bankaların ellerlindeki likidite  ile ilgili bir durum. Öte yandan, faiz artış dalgası Avrupa merkez bankasından başlayarak daha global bir olgu halinedönüşebilir. Bizim merkez bankamızda buna uzun süre kayıtsız kalamaz. Ancak, enflasyonun tarihinin en düşük seviyelerinde dolaştığı bir dönemde merkez bankasının eli az da olsa rahat. Bu bankayı en azından yılsonuna kadar – eğer global piyasalarda ve özellikle petrol fiyatlarında anormal bir değişim olmazsa – faizleri bu seviyelerde tutma konusunda destekleyecektir.

GARANTİ FAİZ ARTIRDI
Dün Garanti Bankası kredi faiz oranlarında bir değişikliğe gitti.Banka, konut ve destek kredileri kapsamındaki kampanya ve proje kredilerinde faiz oranlarını aylık baza 5 baz yükseltti.

Merkez Bankası'nın Ocak ayındaki munzam karşılık oranlarının artışında  bankacılık sektörü ciddi bir tepki vermemişti.

Garanti Bankası konut, oto ve destek kredi faizlerine  4-5 baz puan, Yapı Kredi sadece mortgage kredi fazine 4-5  baz puna ve Finansbank mortgage kredi faizlerine 4 baz puan artışa gitmişti.

En Uygun Krediyi Hesapla, Karşılaştır ve Başvur

TL
ay
Kredi hesaplama