Krediler hız kesti, 'zorunluda artışa gerek kalmaz' mesajı geldi

Cari açığı azaltmak için alınan tedbirler etkisini göstermeye başladı. BDDK, bankacılık sektöründe toplam kredi büyümesinin bir puan azaldığını açıkladı. Günlük döviz ihalelerinde alım yapılacak tutarı 10 milyon dolar düşüren MB, zorunlu karşılıklarda artışa gerek kalmayabileceği mesajı verdi.

31 Mayıs 2011
Merkez Bankası Finansal İstikrar Raporu'nda alınan tedbirlerle kredi artış hızındaki ivmelenmenin durduğu açıklanırken, BDDK verilerine göre bankacılık sektöründe toplam kredilerin büyümesi 20 Mayıs haftasında yıllık bazda 1 puan azalarak yüzde 35 artış ile 594,9 milyar liraya ulaştı. Kredi büyümesinde anlamlı bir düşüş olmamasına karşın, Merkez Bankası'ndan dün gelen açıklamaların, bankanın kredi büyümesi konusunda daha rahat bir yaklaşım aldığını gösterdiğine işaret ettiğini belirten analistler, cari açık sebebiyle ek tedbirler gerektiğini ancak bu tedbirlerin diğer kurumlardan gelmesi durumunda zorunlu karşılık artışlarına gerek kalmayabileceğini belirtiyor.

Merkez Bankası, mayıs ayı Finansal İstikrar Raporu'nda, "Yeni politika bileşiminin etkileri görülmeye başlanmıştır. Alınan önlemler sonrasında kredi artış hızındaki ivmelenme durmuş, mevduatın ortalama vadesi uzamaya başlamıştır." ifadesini kullandı. BDDK haftalık bültenine göre, 2010 sonunda 535,3 milyar lira olan kredilerde 20 Mayıs itibarıyla artış hızı yüzde 11,1 olarak gerçekleşirken, haftalık büyüme hızı yüzde 0,09 oldu. Tüketici kredileri, 13 Mayıs itibarıyla geçen yıl sonuna göre yüzde 14,7 artışla 148,04 milyar liraya çıkarken, yıllık artış yüzde 42,1 oldu. BGC Partners Başekonomisti Özgür Altuğ, "MB'nin kredi tarafındaki son gelişmelerden dolayı daha rahat olabileceğini düşünüyoruz." dedi. Cari işlemler açığındaki genişleme hızının devam ettiğine dikkat çeken Altuğ, ek tedbirlerin gerektiğini vurgularken, "Kredi büyümesindeki yavaşlamanın tahmin edilenden daha sınırlı olabileceğine yönelik halen şüphelerimiz bulunuyor." ifadesini kullandı.

GÜNLÜK DÖVİZ ALIMI 40 MİLYON DOLARA İNDİRİLDİ

Sermaye akımlarında gözlenen yavaşlamayı dikkate alan Merkez Bankası, günlük döviz ihalelerinde alımı yapılacak tutarın bugünden itibaren 50 milyon dolarından 40 milyon dolara düşürüldüğünü açıkladı ve gelişmekte olan ülkelere sermaye akımlarında nispi zayıflamanın devam etmesi halinde günlük ihalelerde alımı yapılacak tutarın azaltılmaya devam edilebileceğine dikkat çekti. MB, böylece piyasaya bu kanaldan arz edilecek TL likiditesi de azalacağından kredi büyümesi açısından yılın ikinci yarısında zorunlu karşılık oranlarında ilâve artışlara duyulabilecek ihtiyacın azalmış olacağını açıkladı. MB 2011 yılında gerçekleştirdiği döviz alım ihaleleri ile toplam 5,05 milyar dolar aldı. Merkez Bankası'nın dünkü hamlesinin ardından dolar/TL ve gösterge faiz geriledi. Dolar 1.6050'den 1.5993'e kadar geriledi. 20 Şubat 2013 vadeli gösterge tahvilin bileşik faizi de yüzde 8,96'dan 8,91 düzeyine kadar geriledi. Ancak daha sonra yine dolar 1,6 seviyesinin üzerine, faiz de yüzde 9'a çıktı. Finansal İstikrar Raporu'nda ayrıca önümüzdeki dönemde MB ile eşgüdüm içerisinde diğer kamu otoritelerince alınabilecek ek önlemlerin de benzer şekilde zorunlu karşılık oranlarında ilâve artışlara ihtiyacı azaltacağı belirtildi. EKONOMİ SERVİSİ

Aşırı ısınma ile aşırı borçlanma arasındaki fark iyi anlaşılmalı

Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı, mevcut konjonktürde "aşırı ısınma" ile "aşırı borçlanma" arasındaki farkın iyi anlaşılması gerektiğini belirtti. Başçı, Mayıs 2011 Finansal İstikrar Raporu'nun önsözünde, küresel kriz sonrası dönemde gelişmiş ülkelerde özellikle işgücü piyasasında ve kamu maliyesindeki sorunların devam ettiğine dikkat çekerken, gelişmekte olan ülkelerde güçlü büyüme, yoğun sermaye girişi ile hızlı kredi genişlemesi yaşandığını ve bazı ülkelerde aşırı ısınma kaygılarının ortaya çıktığını dile getirdi. Merkez Bankası'nın politikalarının sağlıklı olarak değerlendirilmesi açısından bunun önem taşıdığına işaret eden Başçı, "Türkiye'de 2010'da yaşanan güçlü büyüme performansına karşılık zayıf dış talebin etkisiyle kapasite kullanım oranlarının kriz öncesi seviyelerine ulaşmadığı görülmektedir. Dolayısıyla yeni politika bileşimi kapsamında Merkez Bankası'nca şu ana kadar alınan tedbirler öncelikli olarak aşırı borçlanmaya yöneliktir." dedi. Başçı, temel amacı fiyat istikrarını sağlamak olan Merkez Bankası'nın Türkiye'de finansal istikrardan sorumlu kurumlardan biri olarak, bugüne kadar olduğu gibi, ekonomide oluşabilecek makro finansal riskleri izlemeye ve bu risklere karşı elindeki politika araçlarını kullanmaya devam edeceğini dile getirdi.

En Uygun Krediyi Hesapla, Karşılaştır ve Başvur

TL
ay
Kredi hesaplama