‘Talep yumuşak düşecek’

10 Haziran 2011
Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, cari açık için alınan önlemlerin etkisini önümüzdeki aylardan itibaren göstereceğini açıkladı.
Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, cari açık konusunda alınan önlemlerin olumlu etkisini önümüzdeki aylardan itibaren güçlü bir şekilde görülmeye başlanacağını söyledi. Mehmet Şimşek, ekonomideki son gelişmelere ilişkin soruları  yanıtladı. Şimşek, cari açıkla enflasyon konusunda, para ve bankacılık önlemleri dışında, maliye politikasında, zaten uygulanmakta olan sıkı maliye politikası nedeniyle, fazlaca bir manevra alanının olmadığının altını çizdi. Şimşek, “Türkiye’de şu anda çok sıkı bir maliye politikası yürütülüyor. Yılın ilk dört ayındaki bütçe açığı, yüzde 80 oranında azaldı. Bütçe giderleri ve faiz harcamaları azalırken, gelirlerdeki artış tasarruf edildi” şeklinde konuştu. Şimşek, bu önlemler neticesinde, kredi faizlerinde ve mevduat faizlerinde yukarı doğru bir kıpırdanmanın olduğunu ifade etti.

“İkinci çeyrekte düşecek”
Şimşek, “Alınan önlemlerin etkisi yılın ikinci çeyreğinden itibaren kendisini göstermeye başladı. Sanayi üretiminde olsun, kapasite kullanımında olsun birçok konuda bu etkileri görmeye başladık” şeklinde konuştu. İlk aşamada, cari açığı “yönetilebilir” bir düzeye çekeceklerini belirten Şimşek, “daha sonraki aşamada da cari açığı kalıcı bir şekilde ortadan kaldırmak istiyoruz” dedi. Cari açığın kalıcı bir şekilde ortadan kaldırılabilmesinin uzun vadeli yapısal önlemlerle mümkün olabileceğini ifade eden Şimşek, yapısal tedbirleri de, “Ar-Ge’ye daha çok kaynak ayrılması, enerjide yerli kaynakların harekete geçirilmesi ve rekabet gücü için gerekli altyapıyı geliştirmek” olarak sıraladı.

‘Enflasyon artışı kalıcı olmaz’
Enlasyondaki aylık artışa da değinen Mehmet Şimşek, Türkiye’de çekirdekenflasyonun, yüzde 4,7-4,8 civarında yani yüzde 5’in altında olduğunu kaydetti. Mayıs ayındaki enflasyonun yüzde 2,4 olarak gerçekleşmesini “şok bir artış” olarak tanımlayan Şimşek, bunun gıda fiyatlarından kaynaklandığını, ancak enflasyondaki bu artışın kalıcı olmayacağını söyledi. Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Danıştay’ın 28 Ekim’den önce imzalanmış sabit faizli sözleşmeler için KKDF artışını durdurması ve sabit faizli kredi kullanan tüketicilere KKDF artışının iade edilmesi konusunda bir çalışma yapılıp yapılmadığına ilişkin bir soruya verdiği yanıtta ise henüz kararı okuyamadığını, saha çalışması nedeniyle inceleme inceleme imkanı bulamadığını belirterek, “oturup bakmak lazım” dedi.

‘Enerji özelleştirmesinde finans sorunu yok’
Cari açığın en önemli unsurlarından enerji konusuna da değinen Bakan Şimşek, enerjideki özelleştirme projelerinde, özel sektörün finansman sorunuyla karşılaşacağını zannetmediğini vurguladı. Enerjideki dağıtım ihalelerinde, başkent dışında, bugüne kadar bir sıkıntı yaşamadıklarını anlatan Şimşek, şimdiye kadar 9 bölgeyi devrettiklerini, herhangi bir finansman sıkıntısı yaşanmadığı gibi, tam aksine ihaleyi alanların yüzde 80’inin peşin ödemede bulunduğunu söyledi. Şimşek, “eğer bir finansman sıkıntısı yaşanırsa da, 2. ve 3. sıralara dönülür” şeklinde konuştu. Maliye Bakanı Şimşek, rekabet açısından ise elektrik özelleştirmelerinde, üretim ve dağıtımın aynı elde toplanmasının gerekmediğini de ifade etti. Şimşek, bakanlıklarda yapılacak yeni düzenlemelerle, devlet bakanlıklarının kaldırılarak, icracı bakanlıklara bakan yardımcılığı kurumunun getirilmesine de değindi. Yeni sistemin, bakanlıkların daha etkin çalışmasına katkıda bulunabilecek çok iyi bir sistem olduğunun altını çizen Şimşek, bakan yardımcılarının, bakanlık kurumuna olumlu destek sağlayacaklarını ifade etti.

‘Moody’s kısa vadede tahmin etti’
Maliye Bakanı Şimşek, uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Moody’s’in, “Türkiye’nin büyük ve artan cari açığını finanse etmesi daha da zorlaşırsa kredi notu baskı altında kalabilir. Türkiye için şu anda en önemli risk unsuru hızla kötüleşen cari açıktır” şeklindeki açıklaması konusunda ise reyting kuruluşlarının, Türkiye’yi uzun vadeli değil de kısa vadeli değerlendirdiklerini kaydetti. Aynı kredi derecelendirme kuruluşlarının, Macaristan, Polonya, Çek Cumhuriyeti gibi ülkelerin, yıllık yüzde 8-9’luk cari açıklarına rağmen, Avrupa Birliği’ne katılış sürecinde, kredi notlarını, “yatırım yapılabilir ülke” kategorisine çıkardıklarını, Türkiye’yi ise kısa vadeli ve konjonktürel olarak değerlendirdiklerini vurguladı. Reyting kuruluşlarının, hızlı bir düzeltme hareketi içine girdiklerini anlatan Şimşek, aynı şekilde bizden çok daha yüksek kredi notuna sahip Yunanistan’ın şimdi “C” kategorisine düşme riskinin ortaya çıktığını, bunun da “iflas bayrağını çekmesi” anlamına geldiğini söyledi.

En Uygun Krediyi Hesapla, Karşılaştır ve Başvur

TL
ay
Kredi hesaplama