Faizler arttı, krediler hız keser

Bazı kesimler 'faiz lobisinin' arttırım istediğini seslendirirken, başta TRLİBOR ve ticari kredi faizinin arttığını görmüyor.

18 Temmuz 2011
 Merkez Bankası verilerine göre altı ayda Türk Lirası krediler yılbaşına göre yüzde 18.2 oranında artmış. Oysa tüm bir yıl için arzu edildiği ilan edilen kredi büyümesi yıllık yüzde 25 idi. Ya da tersten bakalım, bir yıl için öngörülen kredi büyümesini kabaca altı ayda sağlayan bir ivmeye sahip olmuşuz. Ödemeler dengesi ve bankaların bilanço dışı döviz pozisyon verileri de gösteriyor ki; kısa vadeli sermaye akışının hızını yavaşlatacak bir sonuç yok elde. Geride kalan dönem böyle. Ya şimdi?
Neredeyse 9 ay önce yürürlüğe konulan yeni ve de deneysel para politikasının bir ayağı, kredi hızını yavaşlatmak için zorunlu karşılıkları yükseltmeye dayanıyordu. Politika tasarımının diğer ayağında, aynı zamanda ‘sıcak para’ olarak tanımlanan kısa vadeli sermaye hareketlerinin girişi de yavaşlatılmak isteniyordu. Politika yürürlüğe sokulduğunda, zorunlu karşılıklarda sınırlı bir artışla beraber faiz indirimleri de yapılmıştı.

En başında, bu politika uygulamaya konulduğunda, zorunlu karşılık artışına faiz indirimi eşlik ederken; bankaların efektif fon maliyetinin yumuşatıldığına dikkat çekerek bu politikanın sıkılaştırıcı değil, tersine gevşetici yanı olduğunu yazmıştım. Nitekim öyle de oldu, kredi genişlemesi tam gaz devam etti. Neden etmesin ki? Bankalar ve kredi müşterisi sonuçta maliyetine bakar. Aşağıdaki grafikte de var; bu politikalar yürürlüğe girmeden önce ekim ayında ortalama yüzde 8.75 seviyesinde olan ticari kredi faiz oranları ocak sonunda aylık ortalama yüzde 8.40’a geriledi.
Mart ayında, Merkez Bankası sert bir zorunlu karşılık artışına gitti. Mevduatın yoğunlaştığı bir aylık vadede uygulanan zorunlu karşılık oranında 5 puanlık artış yapıldı. Sonra nisan ayında 1 puan daha yapıldı. Bu artışlar kredi maliyetlerini yukarı çekmeye başladı. Ticari kredi faizleri mart sonunda yüzde 8.90, nisan sonunda ise yüzde 9.40’a yükseldi.

Asıl etkili karar, BDDK’nın 20 Haziran tarihinde açıkladığı kredi karşılıklarını yükselten kararı oldu. Grafikte de görülüyor ki bankaların uyguladığı kredi faiz oranları hızlı biçimde arttı. Ticari kredi faizleri yüzde 11.8’e çıktı.
Grafikte A noktasından sonrası yeni para politikası döneminin başlamasını; B noktası mart ayındaki sert zorunlu karşılık arttırımı sonrasını; C ise BDDK’nın aldığı kararlar sonrasını işaretliyor.
İzleyen aylarda kredi genişlemesinin hız kesmesine tanık olmamız muhtemel. Ama gelinen noktada ilginç ve tuhaf bir durum var; sorarsanız Merkez Bankası faiz arttırmadı. Ama izlenebilir kaynaklara bakılırsa piyasa faizi sert biçimde yukarıda. Bazı kesimler ‘faiz lobisinin’ faiz arttırımı istediğini seslendirirken, başta TRLİBOR ve ticari kredi faizlerinin arttığını görmezden geliyor. Bu tartışmalara da, aşağıdaki tabloya da Merkez Bankası’nın kısa vadeli işlemlerinde uyguladığı faizin yüzde 6.25 olduğunu da anımsayarak bakmanızı öneriyorum. Faizi arttıran Merkez Bankası olmamış!

En Uygun Krediyi Hesapla, Karşılaştır ve Başvur

TL
ay
Kredi hesaplama