Bakan Ergün'den revizyon sinyali

Soğutma söylemi rafa kalktı şimdi ekonomiyi ısıtma zamanı

16 Ağustos 2011
Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Nihat Ergün, bankacılık sektörü yıllık kredi hacmi genişlemesinin bu yıl yüzde 25 ile sınırlanması kararının üretimde ve tüketimde bir daralmaya sebep olması halinde limitlerin gözden geçirileceğini söyledi. Ergün, “Kredi hacmindeki daralmanın üretim ve tüketimde durgunluğa yol açmasına izin vermemeli” dedi.

Cari açıkla mücadele amacıyla bankacılıktaki kredi büyümesini yüzde 25’le sınırlı tutmayı amaçlayan ekonomi yönetimi, önlemin ekonomik daralmaya neden olması halinde bu kararı yeniden gözden geçirecek. Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Nihat Ergün, bankacılık sektörü yıllık kredi hacmi genişlemesinin bu yıl yüzde 25 ile sınırlanması kararının üretimde ve tüketimde bir daralmaya sebep olması halinde limitlerin gözden geçirilmesinin mümkün olduğunu söyledi. Bir televizyon kanalında canlı yayına katılan ve açıklamalarda bulunan Ergün, “Kredi hacmindeki daralmanın üretim ve tüketimde durgunluğa yol açmasına izin vermemeli... Gerçekten KOBİ’lerin üretim kredilerinde bir zorluk, pahalılaşmaya yol açıyor mu onu gözlemek gerekiyor. Bunlar esnekliği olmayan kararlar değil. Eğer KOBİ kredilerinde daralma meydana getirecekse o limitlerin gözden geçirilmesi her zaman mümkün olabilir” dedi.

Yüzde 25’lik sınırlamanın ardından bankalar, bu kararın tüm krediler için uygulanmaması gerektiği ve cari açığı azaltıcı etki yapan yatırımlar için verilen kredilerde bir sınırlamaya gidilmemesi gerektiği görüşünü savunuyor.

Bankacılık sektörü kredi toplamı yıllık bazda yüzde 38.1, geçen yıl sonundan bu yana yüzde 19.7 artışla 5 Ağustos’ta 640.65 milyar liraya ulaşırken, menkul kıymet portföyündeki artış ve mevduat oranlarındaki daralmanın kredi büyümesinin azalacağının öncü göstergeleri olduğuna dikkat çekiliyor.

Yavaşlama hissediliyor

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nun verilerine göre krediler önceki hafta 636.6 milyar lira; 2010 sonunda 535.3 milyar lira seviyesindeydi. Sektörde kredilerde haftalık bazda ise yüzde 0.63 artış yaşandı.

İş Yatırım Bankacılık Analisti Bülent Şengönül kredi artış hızında yavaşlama sinyallerinin alınmaya başladığını belirterek, “Çünkü TL kredilerde mevduat bankaları haftalık artış yüzde 0.3 olmuş. Hâlâ yıllık bazda kuvvetli bir artış görünse de haftalık bazda yavaşlama kendini hissettirmeye başlıyor. Yavaşlamanın hissedildiğini bundan sonraki dönemde göreceğimizi düşünüyorum. Çünkü bankalar yavaş yavaş menkul kıymet portföyünü artırmaya başladılar. Mevduat tarafında da oranlarda aşağı doğru bir geliş var. Bu iki veri krediler tarafında yavaşlamanın şu anda gerçekleştiğini gösteren önemli veriler” diye konuştu.

Mevduat faizlerinin aşağı gelmesinin ve menkul kıymetler portföyündeki artışın nedeninin güçlü bir kredi talebi olmaması olduğunu belirten Şengönül, haftalık TL kredi büyümesinin de kredilerdeki yavaşlamayı gösterdiğine dikkat çekti.

Şengönül, “Mevduat oranlarında aşağı gelme eğilimi ve bankaların menkul kıymet alımları aslında kredi tarafında, talep tarafında bir yavaşlama olduğunun öncü göstergeleri diyebiliriz. Asıl üçüncü ve dördüncü çeyrekten geriye baktığımızda bu yüzde otuzlar seviyelerinin yavaş yavaş geriye geldiğini göreceğiz” dedi.

Fed’in faiz kararı cari açığın finansmanı riskini azalttı

ABD’nin en az iki yıl süreyle uygulayacağı düşük faizli para politikalarının, Türkiye’nin cari açığın finansmanını kolaylaştıracağını belirten JCR Eurasia Rating Başkanı Orhan Ökmen, Türkiye’nin bu fırsatı etkin ve iyi değerlendirmesi gerektiğini söyledi. Ökmen, “ABD’nin faiz oranlarını en az 2 yıl süreyle düşük tutacağı yönünde uygulayacağı para politikaları, Türkiye açısından cari açığın finansmanının sürdürülebilirliğini artırmış, kalıcı ve yapısal tedbirler alınmasına yeterli zaman kazandırmıştır. Türkiye bu fırsatı etkin ve iyi değerlendirmesi gerekir” dedi.

Dünya genelinde yeni, zorlu ve uzun bir durgunluk dönemi başladığını belirten Ökmen, küresel sorunların sonuçlarının ise talep gerilemesine ve dünya genelinde yeni bir durgunluk döneminin başladığına işaret ettiğini söyledi. Ökmen, “Reel ekonomilerin yapısal sorunlarına yönelik mali reformlar yapmak yerine dünya genelinde 2000’li yılların başından itibaren gevşek para politikalarıyla sorunlar halı altında biriktirilmiştir” diye konuştu.

En Uygun Krediyi Hesapla, Karşılaştır ve Başvur

TL
ay
Kredi hesaplama