Konut talebi yüksek emlakta bayram sonu canlılık bekleniyor

Büyük şehirler başta olmak üzere sektörde ciddi bir büyüme ve konut talebi mevcut olduğunu ifade eden GYODER Yönetim Kurulu Başkanı Işık Gökkaya, Ramazan ayının bitmesiyle, satılık konut piyasasında canlılık yaşanabileceğini belirtti.

05 Eylül 2011
Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı Derneği (GYODER) Yönetim Kurulu Başkanı Işık Gökkaya, yaz dönemini durgun geçiren gayrimenkul sektörünün, faiz artışı ve Ramazan’ın etkisiyle daha da yavaşladığını, ancak okulların açılması ve Ramazan ayının bitmesiyle, satılık konut piyasasında bir canlılık yaşanmasının muhtemel göründüğünü bildirdi.Gökkaya, gayrimenkul sektörünü değerlendirirken, yılın ilk çeyreğinde inşaat sektörünün hızlı büyümesine karşın konut tarafında durgunluk yaşandığını, inşaattaki büyümenin, önemli oranda ticari gayrimenkuldeki canlılıktan beslendiğini, konuttaki durgunluğun ise devam ettiğini söyledi.
Önümüzdeki dönem için iyimser olduklarını anlatan Gökkaya, “Ekonomideki hızlı büyüme ve iç talebin artması ile birlikte, ticari gayrimenkul sektöründe canlanma ve kiralama taleplerinde artış devam ediyor. Ofis ve AVM kiralama talebi ve yatırımlarında canlanma sürüyor” diye konuştu.

Arz fazlası söz konusu değil

İstanbul, İzmir, Ankara ve Bursa gibi büyük şehirler başta olmak üzere sektörde ciddi bir büyüme ve konut talebi mevcut olduğunu ifade eden Gökkaya, arz fazlası gibi bir durumun söz konusu olmadığını söyledi. Türkiye genelinde şu anda yaklaşık 18 milyon konut stokunun bulunduğunu söyleyen Gökkaya, yıllık konut ihtiyacının ise 600-650 bin düzeyinde bulunduğunu bildirdi. Gökkaya, “Depreme dayanıklı hale gelmeleri için bunların yüzde 50’sinin değişmesi gerekiyor. Ayrıca büyük şehirlere göç de konut ihtiyacını ciddi anlamda arttırıyor. Böyle bir ortamda arz fazlasından söz etmek mümkün değil” diye konuştu. 2011’in ilk çeyreği itibariyle son bir yılda yeni konut fiyatlarındaki artış oranının yüzde 6,2 olurken, konut artış maliyetinin yüzde 8,4 olduğuna dikkati çeken Gökkaya, yeni konut fiyatlarındaki artışın, son bir senede hem enflasyonun hem de konut inşaat maliyetlerindeki artışın altında yer aldığını vurguladı.

Konutta fiyat balonu yok

Alınan bazı tedbir sonu kredi hacminin daralmasıyla konut üreticilerinin, fiyat artışlarının sınırladığını dile getiren GYODER Başkanı, “Tüm veriler, ‘konutta fiyat balonu yoktur’ savını güçlendiriyor” dedi. Güneydoğu illerindeki konut açığının büyüklüğünün de dikkat çekici olduğuna işaret eden Gökkaya, Kırıkkale, Ankara, Bursa, Bitlis, Hakkari, Kars, Aksaray, Gaziantep, Adana ve Ardahan’da konut açığı oluşurken, özellikle Antalya, Bolu, Çanakkale, Muğla, Kırklareli illerinde ise önemli bir konut sıkıntısı beklenmediğini dile getirdi.

Küçük konuta ilgi artıyor

Yapılan araştırmalara göre, insanların artık büyük metrekareli daireler yerine daha küçük ve kullanışlı daireleri kiralamayı tercih ettiğini anlatan Gökkaya, büyük kentlerde de son yıllarda kiralama oranlarında ciddi artış görüldüğünü söyledi. Gökkaya, İstanbul başka olmak üzere Ankara, İzmir, Antalya ve Bursa’nın kiralama oranlarının en yoğun olduğu iller olduğunu kaydetti ve şunları söyledi: “Farklı tasarımlı, deprem riski göz önünde bulundurularak inşa edilen stüdyo dairelerin sayısının arttığı ve sosyal donatı alanlarının ön planda olduğu projeler ağırlık kazandı. Fiyatlarının erişilebilir olması ve kolay satılabilir ya da kiralanabilir olması nedeniyle 1+1 daireler, yatırım amaçlı da tercih edilmeye başlandı. Gayrimenkul sektöründe marka kentlerin kurulacağı, nüfusun farklı yerlere kayacağı, daire büyüklüklerinin değişeceği ve sürdürülebilir kentlerin oluşturulması amacıyla yeşil binaların ağırlık kazanacağı süreçler yaşanacak.”

Alıcılar korumalı evleri tercih ediyor

Türk Sanayici ve İş Adamları Vakfı (TÜSİAV) Emlak Sektör Kurul Başkanı Salim Taşcı, “Evim olsun da, nerede olursa olsun” söyleminin tarihe karıştığını dile getirerek, “Yaşlılık kaçınılmaz, evim korumalı sitede olsun” diyenlerin sayısının son dört yıl içerisinde yüzde 80 arttığına dikkat çekti.
Taşcı, “Dört yıl öncesine kadar, site, korumalı site, rezidans sözcük ve istekleri, yüzde beş oranında iken, günümüz şartlarında, korumalı site istekleri yoğunluk kazandı” dedi.
Bu oranın artmasında markalı firmaların, yeşil alan, sosyal yaşamın gereklerini ön planda tutmalarının da etkili olduğunu dile getiren Taşcı, “İnşaat sektöründe marka olmuş firmaları yaşam alanlarında büyük oranda kaliteye yöneldi, alıcı profilinin önceliği de bu tip yapılara kaydı.
Son zamanlarda alıcı kesim, daha bilinçli hareket ediyor, tüketici bina makyajına aldanmıyor. Zemin etüdünden, kullanılan malzemeye kadar tek tek inceliyor. ‘Korumalı sitelerde her türlü ihtiyaç giderildiğinden, markalı evler tercihimiz’ diyenlerin oranı da yüzde 80” ifadelerini kullandı.
Taşçı ayrıca, insanların “Emekliliğinizde hangi şehirde yaşamak istersiniz?” sorusuna da ilk tercihin Antalya, Bursa, İstanbul, Ankara, İzmir olduğunu belirterek, emekliliğimde memleketime giderim diyenlerin oranının yüzde beşlerde kaldığını kaydetti.

En Uygun Krediyi Hesapla, Karşılaştır ve Başvur

TL
ay
Kredi hesaplama